Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5151 E. 2009/243 K. 22.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5151
KARAR NO : 2009/243
KARAR TARİHİ : 22.01.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari alışverişte davalının davacıya olan borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın 2.539.70.-YTL. yönünden iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili İcra Müdürlüğü’nün ve Mahkeme’nin müvekkilinin adresinin bulunduğu Şişli Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunduğu gibi, borcun kaynağının belirtilmediğini, davacının kendi ticari kayıtlarına istinaden alacak isteminde bulunduğunu, davalı kayıtlarında davacının alacağına rastlanmadığını, talep olunan faiz oranının da fahiş olduğunu, tazminat da istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, icra dosyası, tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi ile alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin 2.539.07.-YTL. üzerinden devamına, asıl alacak olan 2.539.07.-YTL.ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar % 30 oranını aşmayacak şekilde ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 1.015.62.-YTL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davaya temel alınan icra takip dosyasında davalı-borçlu tarafından hem borca, hem de icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. Bu durumda mahkemece İİK.nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava şartlarından olan bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.