Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5196 E. 2009/780 K. 05.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5196
KARAR NO : 2009/780
KARAR TARİHİ : 05.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkiline olan 7.500.00 YTL ana borcunu ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin arka yüzünde davacının sadece isim ve adresinin yazılı olduğu, imzasının olmadığını, bu nedenle davacının yasal ve yetkili hamil olmadığından takip yapamayacağını ileri sürerek husumet itirazında bulunduğu gibi taraflar arasında ticari alışverişin olmadığını, dolayısıyla borcun kaynağının da belli olmadığını, ayrıca çekin zamanaşımı nedeniyle çek vasfını yitirdiğini, yasal sürede bankaya ibraz edilmediği gibi takibe de konu edilemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile %20’ den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, takibe konu çekin davalı tarafından …nşaat lehine düzenlendiği, lehtarın CMM İnşaata cirosundan sonra CMM İnşaatın cirosu ile davacıya geçtiği, davacının yetkili hamil olup, hak sahipliğinin tespiti bakımından zilyetliği yanında ayrıca çek üzerinde imzasının bulunmasının gerekmediği, çekin yasal 10 günlük sürede muhataba ibraz edilmediğinden hamilin kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kullanma olanağını yitirdiği, takibe genel haciz yolu ile başlanıp, itiraz üzerine açılan davada verilen dilekçelerden talebin TTK 644.maddede düzenlenen sebepsiz ikitsap hukuki nedenine dayalı olduğunun belirtildiği, TTK’ nun çekler hakkında da uygulanan 644.maddesine göre takip tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlaması gerektiği, davalının ise davanın TTK. 644.maddesine dayanmadığını savunarak delil göstermeyeceğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu bildirdiği, sonuç olarak davalının davacı aleyhinde sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davalının takibin 7.500 YTL’sine yaptığı itirazın iptaline, davalı takiple birlikte temerrüde düştüğünden takip tarihinden temerrüt faizi

istenebileceğinden davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, hükmolunan tutarın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının haksız ve kötüniyetli icra takibinde bulunduğu iddia ve ispat edilmediğinden reddedilen kısım için davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK’ nun 644.maddesi hükmüne dayanmaktadır.
Somut olayda, ispat külfeti davalıda olduğu halde davalı vekili ısrarla ispat külfetinin kendilerinde olmadığı yönünde savunmada bulunmuştur. Bu halde hakimin öncelikle ispat külfetinin davalı yana düştüğünü bir ara kararla tespit edip, davalı tarafa delillerini bildirme olanağı tanıması gerekirken bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Ayrıca, davalı vekili temyiz dilekçesi ekinde ödeme dekontu da sunmuştur. Ödeme, borcu sona erdiren işlemlerden olup, her zaman gözetilebileceğinden anılan belge de değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.