YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/521
KARAR NO : 2008/4966
KARAR TARİHİ : 08.05.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması-iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalıların iflaslarına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Davalılar vekili daha önce girişilen ilamsız takibe vaki itirazları üzerine davacı yanca açılan itirazın iptali davasının derdest olduğunu, bu davanın devamı sırasında iflas ödeme emri çıkartılmasının usule uygun olmadığını, hesap kat’ına ilişkin ihtarname üzerinde mutabakat sağlanmadığını ve davalı gerçek kişilerin tacir sıfatını taşımadıklarını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporu kapsamında tebliğ edilen depo emrinin yerine getirilmemesine göre; davalıların iflasına karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 23 ncü maddesinde bankaya hesabı kat etme yetkisinin verilmiş ve 25 nci maddesinde de banka kayıtlarının münhasır delil sayılacağının belirtilmiş olmasına, depo emrine esas tutarın hesaplanmasında dikkate alınan faiz oranlarının sözleşme ve yasaya uygun bulunmasına göre davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar A….’in temyiz itirazlarına gelince; İcra ve İflas Kanunu’nun 43 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iflas yolu ile takip ancak Türk Ticaret Kanunu gereğince tacir sayılan ya da tacirler hakkındaki hükümlere tabi bulunan kişiler hakkında yapılabilir. Anılan yasanın 14 ncü maddesi taciri tanımlamış ve kimlerin tacir sayılacağını açıkça göstermiştir. Somut olayda davalı gerçek kişilerin birden çok şirketin yönetim kurulunda başkan ve üye olarak görevli bulunmaları nedeniyle haklarında iflas kararı verilmiştir. Oysa bu karar, yukarıda gösterilen yasa maddelerine açıkça aykırıdır. Dosyanın incelenmesinde adı geçenlerin, Türk Ticaret Kanunu’nun 14 ncü maddesinde sayılan hallere uygunluğuna dair de bir delil bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece davalı gerçek kişilerin anılan yasa hükmü çerçevesinde tacir oldukları ya da tacir sayıldıkları yönünde araştırma yapılmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçeyle adı geçenlerin iflasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı gerçek kişiler yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.