YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5262
KARAR NO : 2009/442
KARAR TARİHİ : 27.01.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava,ticari satıştan kaynaklanan faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, takibin dayanağı faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini 2001 yılında davacıdan 2.406.347.000.TL tutarında kömür alındığını ve bedelinin ödendiğini, borcun kalmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile takibin 1.698.44 YTL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,hükmolunan miktarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı 2001 yılında davacıdan kömür aldığını ve bedeli olan 2.406.347.000.TL’yi ödediğini, bunun dışında başkaca kömür almadığını savunmuştur.
Davacı ise davalının savunmasına konu ettiği kömür bedelinin kendisine ödendiğini ancak satılan kömürün savunmada belirtildiği gibi yapılan ödemeye tekabül eden miktar kadar değil daha fazla olduğunu ve bakiye borç ödenmediğinden bu davanın açıldığını iddia etmiştir, Bu durumda davacının dava konusu kömürü davalıya satıp teslim ettiğini kesin delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davacı defterlerinin kapanış tasdikini olmadığından davacı lehine delil teşkil etmez. Dosyaya sunulan irsaliyeler altındaki imzalardan birinde … …, diğerlerinde ise … … ismi yer almaktadır.Davalı vekili, …’ı tanımadıklarını bildirmiş, … hakkında ise bir açıklamada bulunmamıştır. O halde mahkemece irsaliyeler altındaki imza sahiplerinin davalının çalışanı olup olmadığı hususunda yeterli araştırma ve inceleme yapılarak davacının talebi de gözetilip uygulanması gereken faiz oranı bakımından da araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, dava kısmen reddedildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.