Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5368 E. 2009/450 K. 27.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5368
KARAR NO : 2009/450
KARAR TARİHİ : 27.01.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl dava ve birleşen dava, kaçak olarak su kullanılmadığı iddiasına dayanan menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davaların reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre kaçak su kullanımı sabit olmadığından asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu kaçak su tespit tutanakları 2005 tarihinde tanzim edilmiş ve duruşmada dinlenen tutanak mümzileri dava konusu yerde sayaçtan geçirilmeden bağlantı yapılmak sureti ile kaçak su kullanıldığını tespit ettiklerini bildirmişlerdir. Her ne kadar mahkemece 2007 yılında mahallinde yapılan keşifte bağlantının sayaçtan geçirildikten sonraki bölümde yapıldığı saptanmış ise de, aradan iki yıl gibi uzunca bir zaman geçtikten sonra fiziki koşullarda değişiklik yapılmış olabileceği ihtimal dahilindedir. Nitekim davalı vekili de temyiz itirazlarında bu hususa açıkça değinmiştir. O halde mahkemece tutanak mümzileri keşif mahallinde dinlenip bağlantı yapılan yer de kendilerine gösterilmek suretiyle kaçak su tespit tutanağındaki tespitler ile 2007 yılındaki keşifte saptanan bulgular ve zabıt mümzilerinin beyanları arasındaki çelişki giderilip suyun kullanıldığı işyerinin kapasitesi de gözetilmek suretiyle bu yerde kaçak su kullanılıp kullanılmadığı hususunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.