YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5387
KARAR NO : 2009/1457
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esas davanın reddine birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı süresi içinde davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, birleşen dosya ile birlikte ticari satıştan kaynaklanan cari hesap ve kur farkı alacağına ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen 10.01.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve talep nazara alınarak asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne, 17.358.45 YTL’ nin dava tarihi olan 03.09.2003 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi, kur farkı alacağı talebini içeren ve red ile sonuçlanan asıl davaya yöneliktir. Taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin yabancı para üzerinden gerçekleştirildiği tarafların karşılıklı faks mesajlarından anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan 10.01.2008 tarihli bilirkişi raporunda uyuşmazlık konusu olmayan iki adet kur farkı faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve bunların bedelinin davalı tarafından ödenmiş bulunduğu, ancak davalının dava konusu edilen 31.12.2002 tarihli 11.716.486.919 TL’ lik kur farkı faturasını iade ederek, ticari defterine kayıt etmediği belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu olmayan iki adet kur farkı faturasının davalı defterine kaydedilip ödenmiş olması karşısında taraflar arasında bu konuda teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcudiyetinin ve buna bağlı olarak koşulları gerçekleştiğinde kur farkı istenebileceğinin kabulü gerekir. Nitekim bu husus mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece kur farkının fazlası ile ödendiği şeklinde gerekçe yazılarak bu yöndeki talebin reddine karar verilmiş ise de, bu gerekçenin dayanağı gösterilmemiştir. Zira hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu 31.12.2002 tarihli kur farkı faturasının ödendiğine ilişkin bir açıklama bulunmamaktadır. Tam tersine bu faturanın davalı defterlerine kaydedilmeyip iade edildiği belirtilmiştir. Önceki bilirkişi raporlarında ise, değişik miktarlarda kur farkı alacağı hesaplanmıştır.
Bu durumda mahkemece bilirkişi raporları arasındaki kur farkı alacağına ilişkin çelişkiler giderilmeden ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu kur farkı faturası ile ilgili yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmaması nedeniyle bu eksikliğin giderilmesi bakımından ek rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.