Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5470 E. 2009/804 K. 06.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5470
KARAR NO : 2009/804
KARAR TARİHİ : 06.02.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, reklam firması bulunan müvekkilinin, davalı şirket ile 16.05.2005 tarihinde baskı boyama makinesi alım-satımı konusunda sözleşme imzalandığını, makinenin müvekkiline sözleşmede belirtilen tarihten 10 gün geç teslim edildiğini, cihazın kurulup, çalıştırıldıktan sonra 3 gün süreyle sistemin nasıl kullanılacağı hususunda müvekkilinin bilgilendirilmesinin zorunlu olup, teknik ve eğitsel bilgiler verilmeden sistemin kullanılamayacağını, ayrıca cihazın kurulumu, işletimi, bakım ve onarımından sadece davalının teknik servisinin yetkili olduğunu davalı şirketin taahhüt ettiği bu yükümlülükleri yerine getirmesi koşuluyla müvekkilinin her biri 20 milyar lira bedelli toplam 40 milyar liralık iki adet çeki, sözleşmeyi imzaladığı tarihte davalı şirket yetkilisine verdiğini, ilk çekin tahsil edildiğini, davalı şirketin 4 Ağustos 2005’te gönderdiği yetkili servisin sistemi kurup, çalıştıramadığını, bunun sebebinin de parça sorunu olduğunu söyleyerek çalışmayan makinayı bırakarak gittiğini, 12.08.2005 tarihli ihtarnameyle davalının sattığı cihazın kurulumunu yapıp tam randımanlı ve sorunsuz çalışır vaziyete getirdikten sonra teknik ve eğitsel destek hizmeti vermesi aksi takdirde akdin feshedilerek yasal yollara başvurulacağının bildirildiğini 1 Ekim 2005’de keşide edilen ihtara rağmen cihaz çalıştırılarak müvekkiline teslim edilmediğini, yaptırılan tespit sonucu alınan raporla cihazın hiç çalışmadığının saptandığını, dolayısıyla çekin karşılıksız kaldığını, davalının haksız ve kötüniyetle icra takibi yaptığını iddia ederek sözleşmenin feshi ile uğranılan zarar miktarından şimdilik 20.000 YTL’lık kısmının tahsiline, ayıplı cihazın davalıya iadesine, takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile çekin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının 16.05.2005 tarihinde satın aldığı makinenin kendisine satış sözleşmesinde belirtilen şartlar altında teslim edildiğini, alıcının kendi hatasından kaynaklanan kurulum esnasında oluşan arızanın müvekkilinin herhangi bir hatası sorumluluğu olmadığı halde müşteri memnuniyeti kapsamında ücretsiz olarak giderilip gerekli eğitim verilerek, makine sorunsuz ve çalışır durumda teslim edildiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemeyerek iş bu davayı açtığını, sözleşmenin feshini, makinenin iadesini, çekin iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığını, malın ayıplı olmadığını, bir an için makinenin ayıplı olarak satıldığı düşünülse bile süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.

Mahkemece iddia,savunma ve toplanan delillere göre, makinenin 01.09.2005 tarihinde eksiksiz ve çalışır durumda davacıya teslim edildiği, tesbitin 16.09.2005 tarihinde yaklaşık on beş gün sonra yapıldığı, davacının TTK.nun 25.maddesinde belirtilen sürelerde almış olduğu makineyi muayene ettirip, sonucunu satıcıya bildirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.