Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5478 E. 2009/1335 K. 20.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5478
KARAR NO : 2009/1335
KARAR TARİHİ : 20.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin bayisi olan müvekkilinin ekonomik durumunun bozulması nedeniyle borçlarını ödeyemez hale geldiğini, davalının önceden verilen boş çek yaprağını 261.379.00 YTL olarak doldurup icra takibine koyduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin borcunun 136.379.00 YTL olduğunu, 26.09.2005 tarihinde toplam 125.000.00 YTL bedelli 5 adet teminat mektubunun davalı tarafından nakde çevrildiğini, bu miktarın alacaktan mahsup edilmediğini iddia ederek takibe konu meblağın 125.000.00 YTL’si için borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının müvekkiline olan borcunu ödemeden ve sözleşme halen devam ederken istasyonu terk etmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, ayrıca davacının sözleşmedeki satış taahhüdünü yerine getirmediğini, bunun karşılığında teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, davacının borcuna karşılık verdiği çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, çekin borçtan düşülmesinin mümkün olmadığını, davacının halen borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre tarafların kendi aralarında hesaplarını çıkarıp mahsuplaşma yaptıktan sonra davacı tarafın toplam 465.633.07 YTL meblağlı 2 adet çeki tanzim edip verdiği, bu esnada henüz teminat mektupları nakde çevrilmediğinden çek bedellerinden düşümünün yapılmadığının anlaşıldığı, davalı şirketin icra takip tarihinde nakde çevrilen teminat mektupları bedeli olan 125.000.00 YTL’yi mahsup ettikten sonra çeki icra takibine koyması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, çek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, davalıya verilen teminat mektuplarının paraya çevrildiğini belirterek, teminat mektupları bedelinin dava konusu çek bedelinden düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı vekili ise davacının benzin istasyonunu sözleşmeye aykırı biçimde terk etmesi ve işleticilik anlaşmasındaki satış taahhüdünü de yerine getirmediğinden müvekkilinin zarara uğradığını, teminat mektuplarının bu zararlara karşılık olarak nakde çevrildiğini, dava konusu çekin ise davacının müvekkiline olan borca karşılık düzenlendiğini ve karşılıksız çıktığını, dolayısıyla çek bedelinin teminat mektuplarından düşülmesi gerektiği yolundaki iddianın yerinde bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi hükümleri de gözetilerek davalının bu savunması üzerinde durulup, yeterince araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.