YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/570
KARAR NO : 2008/6815
KARAR TARİHİ : 19.06.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan….gelmiş, diğer taraflardan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili bankanın davalı şirkete kredi kullandırdığını, diğer davalıların sözleşmenin kefili olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine hesabın 27.03.2001 tarihinde katedildiğini, ihtara rağmen ödeme yapmayan davalılar aleyhine takibe geçildiğini, davalıların takibe itiraz ederek durduğunu itirazların haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, müvekkillerinin bankadaki hesabında para mevcut olduğu halde bloke konularak borca mahsup edildiğini, bankanın kredi borcuna % 1000 faiz yürüttüğünü, davanın haksız açıldığını belirterek reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle 3.212.460.337 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davalıların itirazının iptaline, takibin 3.212.460.337 TL üzerinden devamına, alacağın %40’ı tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine dayanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Takipten sonra ödeme iddiası bulunmadığına göre banka alacağının takip tarihi itibariyle saptanarak takibe itirazın haklı olup olmadığı tespit edilmelidir.
Müteselsil kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Mahkemece asıl borçlu ve kefil yönünden yukarıdaki açıklamalar ışığında bilirkişi incelemesi yaptırılarak bir hüküm kurulmalıdır. Bu yönleri gözetmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.