YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5727
KARAR NO : 2009/608
KARAR TARİHİ : 02.02.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak(sebepsiz zenginleşmeye dayalı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden doğan mal karşılığı 30.01.2004 keşide tarihli çeki verdiğini, çekin ibraz süresi içerisinde ve sonrasında ödenmediğini, davalının müvekkilini oyalayarak çekin ibrazını ve yazdırılmasını önlediğini, çekteki imzaya itiraz edilmediğini ve davalının sebepsiz yere zenginleştiğini belirterek 7.500.000.000 TL’ nin 30.01.2004’ten itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayandığı belgenin çek niteliğini haiz olmadığını, “hamiline” yazılı olması nedeniyle yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, faturaların 2002 ve 2003 tarihi olup, dayanak belgenin ise 2004 tarihli olduğunu, aralarında bağlantı olmadığını, mal teslimine ilişkin tanık dinlenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya sattığı mal karşılığında dava konusu çekin kendisine verildiğini, ancak çek bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir. Çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği ve altı aylık zamanaşımı süresi içerisinde takibe girişilmediği dosya içeriği ile sabittir. Başka bir anlatımla dava konusu çek zamanaşımına uğramıştır.
Zamanaşımına uğramış çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde bu çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve böyle bir durumda alacağın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması olanaklı hale gelir.
HUMK’ nun 76.maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelemesi hakime aittir. Somut olayda dava konusu çek hamiline düzenlenmiş olup davacı elindedir. Diğer bir ifade ile çek, davacıya ciro yoluyla geçmiş değildir. Taraflar arasında temel ilişki bulunduğu da iddia edildiğine göre dinlenen tanık beyanlarının diğer delillerle birlikte değerlendirilip az önce açıklanan kurallar da gözetilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 02.02 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.