Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5795 E. 2009/327 K. 23.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5795
KARAR NO : 2009/327
KARAR TARİHİ : 23.01.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mah. Sıfatıyla)
Tarih :

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. … …’ un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkin olarak açılmıştır.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya ithal soya fasulyesi, mısır ve soya küspesi sattıklarını, satış kontratlarında vadesinde yapılmayan ödemelere dolar üzerinden aylık %2 oranında faiz tahakkuk ettirileceğinin yazılı olduğunu, davalının faturalar tutarını 27-127 gün arasında geçen zamanlarda ödediğini, 179.023 Dolar gecikme faizinin davalıdan ihtar ile talep edildiğini, ancak sonuç alamadıklarını yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satış kontratları altında imzası olan … … imza tarihinde genel müdür olmayıp, şirketi temsil yetkisi olmadığını, satış bedellerinin ödendiğini, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeden asıl alacağını aldığını belirterek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda satış sözleşmelerinde imzası bulunan … …’ ın şirketi temsile yetkisi yok ise de şirket adına hareket ederek sözleşmeleri imzaladığını, şirketin tüm işlemlere sessiz kaldığını ve bu işlemleri onayladığından davalının sözleşmelerin geçersiz olduğu yolundaki savunmasına itibar edilemeyeceğini, davalının fatura tutarlarını ödediğini, davacının fatura bedellerini tahsil ederken faiz alacağını saklı tutmadığını, bu nedenle BK’ nun 113.maddesi gereği faiz talebinde bulunamayacağından davanın reddine, davacı takibe geçmekte haksız olduğundan %40 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayın özelliği gözetildiğinde davacı icra takibi yapmakta haksız ise de kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gözetilmeden kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.