YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5830
KARAR NO : 2009/227
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … Kanun arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde diğer davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, davalı borçlunun kredi kartı borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilip, davalılara ihtarname keşide edildiğini ve takibe geçildiğini, ancak itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermeyip, yargılamaya da katılmamışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı banka ile davalı … Kanun arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde diğer davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, davalı borçlunun kredi kartı borcunu ödemediği, ancak 4822 sayılı Kanunun geçici 1.maddesi uyarınca davalı borçlu … Kanun’ un süresi içinde davacı bankaya başvurduğu ve başvuru tarihi itibari ile davacı bankaya 3.827.12 YTL borçlu olduğunun anlaşıldığı, diğer davalı kefil … Kanun’ un kefaletinin ise 5464 sayılı Kanunun 24.maddesi uyarınca adi kefalet hükümlerine tabii olduğu, asıl borçluya başvurulup tüm yasal yollar tüketilmeden adi kefile müracaat edilemeyeceği gerekçesi ile davanın, kefil … Kanun yönünden reddine, diğer davalı yönünden ise kısmen kabulüne, davacı bankanın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’ da değişiklik yapan ve 14.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4822 sayılı Kanunun geçici 1.maddesi “Bu kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeni ile ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki ana paraya, yıllık %50’ yi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak sureti ile 12 eşit taksitte ödenir. Kredi kartı borçları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü takip, yukarıda yer alan hükme göre ilk taksidin ödenmesiyle durur ve son taksidin ödenmesiyle birlikte tüm sonuçlarıyla ortadan
kalkar. Bu madde hükümleri tüketicinin kredi verene, kanunun yayımı tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanır.” hükmünü içermektedir. Somut olayda davalı borçlu … Kanun’ un anılan yasanın yürürlüğe girmesinden önce temerrüde düşüp, bu yasadan yararlanmak için davacı bankaya noter kanalı ile başvurduğu anlaşılmaktadır. Anılan yasa hükmünden yararlanabilmek için ödeme planında yer alan taksitlerin eksiksiz ve zamanında ödenmesi gerekmektedir. Nitekim daha sonra yürürlüğe giren 5464 sayılı Yasa’nın geçici 4. maddesinde de benzer hükümlere yer verilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece bilirkişi tarafından hazırlanan borç ödeme tablosuna göre ödeme yapılması hususunda davalı borçluya süre verilip bu süre sonuna kadar beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde anılan yasa hükümlerinin davalı borçlu hakkında uygulanamayacağının gözetilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı bankanın davalı kefil … Kanun’ a yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ nun 24.maddesinin son fıkrasında; kredi kartı kullanımındaki kefaletin BK’ nunda belirtilen adi kefalet hükümlerine tabi olduğu ve asıl borçluya başvurulup, borcun tahsili için tüm yollar denenmeden, kefilden borcun ifasının istenemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davacı bankanın davalılar hakkında 18.10.2001 tarihinde takibe geçip itiraz üzerine de 26.02.2002 tarihinde bu davayı açtığı görülmüştür. 5464 sayılı Kanun 01.03.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanıp aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Anılan kanun hükümlerinin geçmişe yönelik olarak uygulanacağı hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, somut olayda davalı kefil … Kanun yönünden, 5464 sayılı Yasa’nın 24. maddesi hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden aksi düşüncelerle yazılı şekilde adı geçen davalı hakkındaki davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … Kanun yönünden (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, … Kanun yönünden ise (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.