YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5852
KARAR NO : 2009/497
KARAR TARİHİ : 29.01.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının hissedarı olduğu Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan davadışı … … şirketinin müvekkilinin ortağı olduğu davadışı … Ltd. şirketinden mermer ve mozaik siparişinde bulunduğunu ve adı geçen …. şirketinin proforma fatura düzenleyip Amerika’ya gönderdiğini, bunun üzerine … … firması ve davalı tarafından … hesabına toplam 16.445.32 USD para havalesi yapıldığını, ödemenin, müvekkiline yapılmamasına rağmen, davalının müvekkili aleyhine takibe geçtiğini oysaki ticari ilişkinin şirketler arasında gerçekleştiğini, müvekkilinin şahsi borcu bulunmadığını öne sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haciz sırasında borcu şahsen ödemeyi taahhüt ettiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda Amerika’ da faaliyette bulunan … … firması tarafından davacının ortağı olduğu … Ltd. hesabına havaleler gönderildiği, ticari ilişkinin adı geçen davadışı şirketler arasında gerçekleştiği, davacının sözleşmenin tarafı olmadığından borçtan da sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı lehine tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı borçlu, 02.10.2006 ve 4.10.2006 tarihli haciz tutanaklarında 16.500 Amerikan … tutarındaki icra dosyası borcunu ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş tutanak altını da imzalamıştır.
Davacı aleyhine yapılan hacizler, ilamsız takibe itiraz edilmemesi üzerine gerçekleştirilmiş olup, borcu kabul beyanları da ihtiyati haciz sırasında yapılmadığı gözetildiğinde davacı borçlunun bu beyanlarının manevi baskı altında alındığının kabulü doğru görülemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.