YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6052
KARAR NO : 2009/549
KARAR TARİHİ : 30.01.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.. …. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacıların murisinin keşidecisi davalının lehdarı olduğu 28.11.2000 tanzim, 15.11.2003 vadeli nakden düzenlenen 20.000.00.-YTL.lik ve 30.01.2002 tanzim, 30.05.2002 vadeli 15.000.00.-YTL.lik bonolardaki imzaların murise ait olmadığı ve bonoların tanzim tarihleri itibari ile murisin akli melekelerinin yerinde olmadığı ehliyetsiz olduğu iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, bonolardaki imzanın murise ait olduğunu ve tanıklar huzurunda imzalayıp verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bonolardaki imzaların murisin eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile saptandığı, murisin ehliyetsiz olduğu iddia edilmiş ise de, bu yönde rapor ve tedavi evrakı sunulmadığı, tanık dinlenmesine davalının muvafakat etmediği gerekçesi ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle hazırlık soruşturması aşamasında ve mahkemede alınan bilirkişi raporları ile bonolardaki imzanın davacıların murisinin eli ürünü olduğunun anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin imzaya yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin murisin ehliyetsizliğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; bonoların keşidecisi muris ilk bononun tanzim tarihinde 79 yaşında, ikinci bononun tanzim tarihinde ise 81 yaşında olup, 83 yaşında ölmüştür. Davacı vekili, dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında murisin akli melekelerinin yerinde olmadığını, bakkala gidip gelirken bile evin yolunu kaybettiğini, para hesabını yapamadığını iddia ederek tanıkların dinlenmesini talep etmiştir.
Yerleşik Yargıtay İçtihatları’nda belirtildiği üzere hukuki ehliyetsizliğin doktor raporu ile kanıtlanması asıldır. Tanık beyanları ise, hukuki durumun saptanmasında bir veri olarak kabul edilebilir.
Mahkemece yapılacak iş, murisin tedavisi ile ilgili varsa doktor raporu ve tedavi evraklarının sunulması için davacılara mehil verilip, tanıklar dinlendikten sonra bonoların tanzim tarihi itibari ile murisin hukuki ehliyete sahip olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınıp, uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibaret iken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.