Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6143 E. 2009/578 K. 02.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6143
KARAR NO : 2009/578
KARAR TARİHİ : 02.02.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av….ile davalı …ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının dava dışı … adlı kişiye borçlarına karşılık iki adet bono verdiğini, bonoları ödeyemediğini, akrabalık ilişkisi içinde bono bedellerinin dava dışı … tarafından ödendiğini, İsmail Saya’nın da alacağını müvekkiline temlik ettiğini, temlik alacaklısı olarak başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava dışı …’ye olan borcu 15.000 TL olduğunu ve 3.000 TL nakit kalanı içinde taşınmaz devir edilerek borcun ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının temel aldığı 14.000 TL senedin malen kaydını ihlal ettiği ve alacağını kanıtlayamadığı, 15.250 TL senet bedelinin de taşınmaz devri ile ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı yanca keşide edilen 12.01.2005 vadeli, 15.250 ve 30.10.2004 vadeli 14.000 TL’lık bonoları bono alacaklısı Sabih Özserezli’ye ödeyerek alan İsmail Sayan’dan temlik almıştır.
Davacı ile davalı arasında temlik ilişkisi bulunmadığından bono 30.10.2004 vade tarihli bononun ihdas nedeni davacıyı bağlayıcı nitelikte olmadığından talillinden söz edilemez. Mahkemece 30.10.2004 vade tarihli bono yönünden bu husus gözden kaçırılarak ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

12.01.2005 vade tarihli 15.250 TL bedelli bonoya gelince, davalı savunmasında bu bononun bedelinin 3.000 TL nakit ve taşınmaz devri ile ödendiğini beyan etmiş ise de, bono lehdarına veya dava dışı İsmail Sayan’a 3.000 TL ödendiğine dair dosya içerisinde belge ve bilgi bulunmadığı gibi, devri 17.08.2005 tarihinde yapılan taşınmaz ile de davacı ve bonodan dolayı alacaklı olanlar arasında irtibat ve ilişkide kurulamamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece davalının ödemeye ilişkin savunmasını kanıtlayamadığı gözetilerek davacının iddia ve talepleri irdelenip hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken delil takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.