YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6161
KARAR NO : 2009/1343
KARAR TARİHİ : 20.02.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan …den borç para aldığını, müvekkilinin yaşlılığında müzayaka halinden ve okuma yazma bilmemesinden istifade ile boş senede imza attırıldığını, daha sonra bu senedin doğru düzenlenmediğinden bahisle iki adet daha boş senet düzenletildiğini, kendisinden alınan ilk iki senedin imha edileceği, son senedin de borç ödendiğinde iade edileceğinin söylenmesine ve borcun ödenmesine rağmen iki adet senedin doldurularak tahsile konulduğunu, davalı …in tefecilik yaptığını, takibe konu edilen senedin müvekkilinin okuma yazma bilmemesi nedeniyle hukuken yok hükmünde olup, geçersiz olduğunu, senetteki yazı ve rakamların müvekkilinin eli mahsulü olmadığını iddia ederek takibe konu 21.9.1998 tanzim, 20.6.2003 vade tarihli 28.250 DM’lık senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile % 40 tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, iddianın asılsız olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece hernekadar okuma yazma bilmeyen bir kişinin kambiyo senedi niteliğinde bono tanzim etmesi, bonoda imzanın zorunlu unsurlardan olması nedeniyle olanaklı değil ise de, davacının okuryazar olmadığı iddia edilmekle birlikte dava konusu senedin içeriği hakkında bilgi sahibi olarak imzaladığının anlaşıldığı, davacının imza atabildiği ve attığı imzayı da inkar etmediği, takip konusu senedin zorunlu unsurları taşıdığı, dava ve takip konusu senedin davalı yandan ödünç alınan para karşılığı verildiğinin ihtilafsız olduğu, davacının borç para alımı sırasında yanlışlık olduğu, üç ayrı bono tanzim edildiği ve imha edileceği söylenen senetlerin imha edilmediği, kandırıldığı yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, davalıdan 28.250 DM borç para alınmadığı konusunda davacının bir iddiası bulunmadığından, bu paranın ödendiğinin kanıtlanma yükü davacı yanda olup, borcu ödediğini usulen kanıtlayamadığı, hatırlatılan yemin teklif hakkını da kullanmadığı, davalılar hakkında tefecilik suçlamasıyla yapılan soruşturmaların doğrudan iş bu dava ile bir ilgisinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.