Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6234 E. 2009/4431 K. 13.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6234
KARAR NO : 2009/4431
KARAR TARİHİ : 13.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
.
Davacı vekili, alacaklarını tahsil için girişilen icra takibine davalı borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, aynı konuda ve aynı alacak için Üsküdar 4.İcra Müdürlüğünün 2003/233 sayılı dosyası ile açılmış ve halen devam eden, feragat edilmemiş icra takibi bulunduğunu, davacının ilamsız icra takibine konu yaptığı alacağı için ikinci bir ilamsız takip yapamayacağı, mükerrer takip yapıldığını, mükerrer takip nedeniyle itirazın iptali davası açılamayacağını, ilk takipte talep edilmeyen faizin mükerrer takip ile talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmede temerrüt hükümleri ve vade farkı uygulamasını düzenleyen bir kural olmadığını savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında “Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi İşletmeciliği İle İlgili Hizmet Sözleşmesi” yapıldığı, buna göre yapılacak tahsilatın takip eden … içerisinde karşı tarafa ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının bu ödemeyi yapmaması nedeniyle davacının Üsküdar 4.İcra Müdürlüğünün 2003/233 sayılı dosyasında takip yaptığı, davalı borçlunun süresi içinde itirazda bulunduğu ve takibin durduğu, itirazın iptali davası açılmadığı ancak bir miktar ödemede bulunulduğu, davacı alacaklının ödenen bedeli düşerek bakiye alacak için yine Üsküdar 4.İcra Müdürlüğünün 2003/799 sayılı dosyasında takibe giriştiği davalının süresinde itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığı, davanın devamı sırasında 11.500.80 YTL’nin davalı tarafça davacıya ödendiği, alınan bilirkişi raporunda davalının 5.110.46 YTL davacıya borçlu kaldığının belirlendiği, faizin takip tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın devamı sırasında 11.500.82 YTL ödenmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 5.110.46 YTL asıl alacak üzerinden iptaline, faiz talebinin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalının asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatı ile yükümlü tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İİK’ nun 68/1.maddesi uyarınca, alacaklı itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içerisinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.
Somut olayda aynı konudaki ilk ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmiş ve itirazın alacaklıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen alacaklı tarafından İİK’ nun 68/1.maddesi uyarınca icra mahkemesinden itirazın kaldırılması talebinde bulunulmamıştır. Bunun yanında alacaklı vekili önceki icra dosyasına verdiği imzalı beyanında o takibe yönelik itiraz ile ilgili olarak itirazın iptali davası açmayacaklarını da açıkça bildirmiştir.
Süresinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurmayan alacaklı, aynı alacak için yeni bir ilamsız icra takibi yapamaz. (Prof.Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr.Oğuz Atalay, Doç.Dr.Meral Sungurtekin Özkan, Doç.Dr.Muhammet Özekes, İcra ve İflas Hukuku 6.bası, Ankara 2008, sayfa 180)
İtirazın iptali davasının koşullarından biri de geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Bu durumda mahkemece, açıklanan ilkeler üzerinde durulup, somut olayın bu çerçevede tartışılıp, değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.