YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/624
KARAR NO : 2008/7850
KARAR TARİHİ : 11.07.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak- menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile yaklaşık iki yıldır ticari ilişkide bulunduğunu, bu ticari ilişkinin davalının sigortalı olarak istihdam ettiği çalışanı … vasıtası ile yürütüldüğünü, bu kişinin davalı şirket adına sipariş alan, faturalar tanzim ve imza eden tahsilat yapan şirket çalışanı olduğunu, …’ın son olarak 14.03.2003 tarihinde davacının işyerine gelip cari hesap borcuna karşılık 8917 nolu tahsilat makbuzu ile 703.875.900 TL tahsil ettiği gibi 57.322.335.000 TL tutarında muhtelif malzeme siparişi alıp, bu tutarı nakden tahsil edip 8918 nolu tahsilat makbuzu verdiğini, siparişe konu malların davalı tarafından teslim edilmediği gibi 04.04.2003 tarihli ihtarnamesi ile tahsilat makbuzlarının doğruluğunu kabul ettiği halde o güne kadar kendi adına tahsilat yapan, istihdam ettiği çalışanı …’ın tahsil yetkisi bulunmadığını bildirdiğini, istihdam eden sıfatı ile sorumlu olduğu çalışanının davacıya verdiği zarardan kurtulma arayışına girdiğini belirterek, davalı çalışanına ödenen, ama karşılığı mal teslim edilmeyen 57.322.000.000 TL alacağın dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, davalı şirkete cari hesaptan dolayı ödenen 703.875.900 TL yönünden borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, …’ın müvekkili firmada bir süre çalıştığını, ancak sipariş alma yetkisi bulunmadığı gibi siparişlerin firma merkezine verilebileceğini, davacının da bundan haberdar olduğunu, firma çalışanlarının ancak faturası irsaliyeli olarak kesilip teslim edilmiş olan fatura bedelini makbuz karşılığı tahsil edebildiklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava dışı …’ın davalı şirket adına davacıdan sipariş almaya, tahsilat yapmaya görevli şirket yetkilisi olmadığı, sipariş bedelleri ile davacıyla davalı arasındaki ticari ilişkiden dolayı cari hesap borcundan davalı şirket adına tahsilat yada ödeme yapmaya, herhangi bir belge imzalamaya yetkili kişi de olmadığı davalı şirketi de dolandırıp, zimmetine para geçirmesi nedeniyle hakkında ceza davacı açıldığı, siparişlere karşılık alınan 57.322.00 YTL ile davalının haksız kazanç elde etmediği, 703.88 YTL cari hesap borcunun davalı şirket tarafından tahsil edilmediği gerekçesiyle davacının alacak ve menfi tespit davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının ödediği bedellere karşılık davalının yanında çalıştığı anlaşılan … isimli kişi tarafından davalı şirket antetli tahsilat makbuzları düzenlenip verildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece tahsilat makbuzlarını imzalayan bu kişinin davalı şirket adına para tahsil etmeye yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, aynı kişi tarafından önceki yıllarda yine şirket adına tahsilat yapılarak imzalanan tahsilat makbuzlarının davalı şirket tarafından benimsenip davalı şirket defterlerine kaydedilmiş olduğu ve böylece davalı şirketin bu şahsa şirket adına tahsilat yapması konusunda zımnen yetki verdiği yolunda teamül halini almış fiili bir uygulamanın varlığının kabulü gerektiği hususu gözden kaçırılmıştır. Mahkemece bu yönler üzerinde yeterince durulup tartışılmadan istihdam edenin sorumluluğu ilkesi yönünden davalının durumu irdelenmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.