Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6678 E. 2009/3069 K. 14.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6678
KARAR NO : 2009/3069
KARAR TARİHİ : 14.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 20.10.2004 tarihli sözleşme gereği davalının “… Büfe” adlı işletmede davacının pazarladığı biraları da satmayı, bulundurmayı, sözleşmenin hükümlerinden herhangi birinin ihlali halinde 25.000.00 USD cezai şartı müvekkiline ödemeyi kabul ettiğini, davalının sözleşmeye konu işletmede davacının pazarladığı biraları bulundurmayarak, satışını yapmayarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu halin mahkemece de tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak, 25.000.00 USD cezai şartın (fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının) dava tarihinden başlayacak döviz mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin feshine dair ihtarname keşide edilmediğinden cezai şartın usulen doğmadığını, rekabet kurulu kararına göre sözleşmede kararlaştırılan tutarda satış yapma yükümlülüğünün ve rakip firma ürünlerini de satabilme hakkının ortaya çıktığını, davacı şirketin yerel dağıtıcısının 2006 Haziran ayından beri başka marka ürün sattığından mal verilmediğini, davacı ürününü satmamanın davalının tercihi olmadığını, dağıtıcı firma değiştikten sonra ürün alımına devam edildiğini, cezai şart koşullarının oluşmadığını, kabul niteliğinde olmamak üzere talep olunan cezai şartın fahiş olduğunu, davalının basit, küçük bir büfe işlettiğini, iki yan arasında güç dengesi bulunmadığı gibi istenen tutarın davalının ekonomik durumunu alt üst edeceğini, B.K.’nun 161/3. maddesi gereğince hakimin cezayı tenkis etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında 5 yıl süreli sözleşme akdedildiğini, davalının işletmesinde davacıya ait ürünlerden hiçbirini bulundurmadığı, satmadığı, hususunun mahkemece yapılan keşifte tespit edildiği, sözleşme süresine ve tespit dosyası içeriğine göre davalının sözleşme süresi içinde davacıya ait ürünleri satmadığı, sözleşme süresi sona ermeden haksız olarak sözleşmeye aykırı davrandığı, bu suretle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemesi gerektiği, davalının sözleşmenin feshine neden olan eyleminin davacıya ait ürünleri hiç satmaması ve başka marka ürünleri satmasından kaynaklandığından rekabet kurulu kararının somut olayda uygulanamayacağı, tarafların tacir olup, sözleşmenin ticari işletme ile ilgili bulunması nedeniyle ve tacirler arasında kararlaştırılan cezai şartın tenkis edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, 25.000 USD cezai şart karşılığı paranın dava tarihinden itibaren dolar bazında devlet bankalarında bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uygulanan faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki Türk parası karşılığının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan bayilik bölgesi satış noktası sözleşmesi uyarınca sözleşmenin başlangıcından itibaren davalının, davacı yanın pazarladığı ürünleri aralıklarla satın aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalının mal alımları ile ilgili delilleri değerlendirip gerektiğinde konusunda uzman bilirkişiden tarafların ticari defterleri de incelenmek suretiyle rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.