Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6681 E. 2009/3070 K. 14.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6681
KARAR NO : 2009/3070
KARAR TARİHİ : 14.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen alacak-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında …Petrol gazının satışına ilişkin 30.04.2004 tarihli, beş yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalının satım yaptığı işyerini 3.kişiye devredip markanın tanıtımı için çalışmalar yapılan marka müşterisinin de öğrenip kullandığı telefonları, abonelerin isim ve telefon kayıtlarını da bıraktığını, devrettiği işyerinde başka marka tüp satışı yapılıp, müşteriler arayınca başka marka tüp almak zorunda kaldıklarını, haksız rekabete neden olduğunu yapılan tespitte şirket ortağının bu hususları doğruladığını, tespit tarihinden önceki bir aylık sürede de tüp almadığını, bu suretle sözleşmenin bir çok hükmü açıkça ihlal edilip, fiilen işin bırakıldığını, sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şar ve cari hesap alacağının ödenmesi için keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla cezai şart alacağının 5.100.00 YTL’lık kısmının ihtarın tebliğ tarihi olan 23.09.2005 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava dosyasından davalıdan olan cari hesap alacağı ve ipotek limiti dahilinde kalan cezai şart alacağının tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini bildirerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir davranışı olmadığını, işyerini kira bedeli konusunda kiraya verenle anlaşamadığı için tahliye etmek zorunda kaldığını, feshin haksız olduğunu, davacıya borçlu bulunmadığını ileri sürerek asıl ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, sözleşme tespit dosyası, toplanan delillere göre, davalının bayi olarak çalıştırdığı işyerini başka bir şahsa devrettiği,devir sırasında davacının onayının alınmadığı, devir nedeni olarak ileri sürülen hususun mücbir bir hal olarak kabul edilemeyeceği, tespit sırasında davalı şirket ortağının şahsen gelip sorulara cevap verdiği, bu suretle davalının bu işyerindeki fiili kontrolünün devam ettiğinin anlaşıldığı, işyerinde davacı ürünleri satılırken kullanılan ve abonelerce bilinen iki telefonunda bırakıldığı, telefon numaralarının bu işyerinde satılan başka marka ürünlerin üzerine dahi konulduğu, bu yöndeki tespit işlemine davalının bir itirazının olmadığı, böylece davalının davacı ile akdettiği bayilik sözleşmesi maddelerine aykırı davrandığı, davacının davalıdan cezai şart alacağı isteme hakkının oluştuğu, bunun da 50.000 USD karşılığı 66.695 YTL olduğu gerekçesiyle, asıl dava dosyasında, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, 5.100 YTL’nin dava tarihinden itibaren 4489 Sayılı Yasanın ½ maddesindeki faiz oranı uygulanmak ve yıllık %72 oranını geçmemek üzere davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, dava dosyası ile birleşen mahkemenin 2006/21 E, 228 K. sayılı dosyası yönünden, davanın kısmen kabulüne,davalının itirazının “2.661.51 YTL cari hesap alacağına temerrüt tarihinden itibaren yıllık %72 faiz oranını geçmemek üzere 4489 sayılı Yasanın ½ maddesindeki faiz oranı uygulanmak ve cezai şarta ilişkin 3.165.24 YTL’ye dava tarihi olan 17.01.2006 tarihinden itibaren uygulanmak suretiyle iptaline” takibin devamına, 2.661.51 YTL tutarlı alacak likit olmakla, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.