YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6775
KARAR NO : 2008/8503
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 27.02.2008
Nosu : 387-55
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, davanın konusu itibariyle bu istemin reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı şirket vekili dava dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının haczinin düştüğünü, esasen bu alacağın muvazaalı olarak oluşturulduğunu ileri sürerek sıra cetvelinde davalıya isabet eden payın kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dışı borçlunun müvekkili yanında işçi olarak çalıştığını, ev almak istemesi üzerine müvekkilinin adı geçene borç para verdiğini ve karşılığında takip dayanağı bonoyu aldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalının taşınmaz üzerine konulmuş bulunan tedbir nedeniyle satış istememesinin kendi kusuruna dayanmadığı, bu itirazın İcra ve İflas Kanunu’nun 142/son maddesi kapsamında bu davanın konusunu da oluşturmadığı; ne var ki, davalının alacağın gerçek nedenini ispatlayamadığı, başka delillerle desteklenmeyen bononun alacağın varlığını tek başına kanıtlamaya yetmediği ve evin bu parayla aldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, sıra cetvelinde davalıya isabet eden paranın, dava giderleri de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar karar yerinde, davalı haczinin düşmesine ilişkin itirazın bu davanın konusu olmadığı belirtilmişse de bu düşünce, İcra ve İflas Kanunu’nun 142 nci maddesindeki esasa ve sıraya yönelik iddiaların bir bütün halinde genel mahkemede görüleceğine dair hükme uygun düşmemektedir. Ne var ki, dosyanın incelenmesinde davalı haczinin düştüğü ve sırf bu nedenle davanın kabul edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabul kararı verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi hükmü uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle sonucu itibariyle yerinde bulunan hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi hükmü uyarınca gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.