Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6879 E. 2009/3028 K. 13.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6879
KARAR NO : 2009/3028
KARAR TARİHİ : 13.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 13.03.1996 tarihinde baş bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre 21 ilde müvekkiline tek satıcılık yetkisi verildiğini, davalı şirkette iki ayrı paydaş grubu bulunduğunu, bunlardan bir tanesinin müvekkilinin de aralarında bulunduğu …grubu olduğunu diğerinin ise…ve …grubu olduğunu, davalı şirketin ürettiği malların piyasadaki satışının paydaşlarının sabihi olduğu başbayiler tarafından yapıldığını, 2004 yılında yapılan olağanüstü genel kurulda …grubunun yönetimden dışlandığını, yeni yönetim kurulunun müvekkili aleyhine ama kendilerinin paydaşları bulundukları şirketlerin lehlerine kararlar almaya başladıklarını, müvekkilinin siparişlerinin tam ve zamanında karşılanmadığını, öte yandan davalının sözleşmenin 3, 13.maddesine aykırı biçimde müvekkiline tek satıcılık hakkı tanınan illerde müvekkili dışındaki başka bayiler aracılığıyla uzun süreden beri mal sattığını, böylece müvekkilinin zarara uğradığını belirterek sözleşmeye aykırı satışlardan dolayı müvekkilinin uğradığı kar kaybının tazmini için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 YTL maddi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 05.03.2007 havale tarihli dilekçesiyle de dava miktarını artırdıklarını beyan ederek 178.465.37 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın başbayilik sözleşmesini yenilemesinde gecikme olduğundan siparişlerde gecikme meydana geldiğini, şirket yönetimine ait başbayiler vasıtası ile davacı şirketin bölgelerine mal sevkiyatı yapılmadığını, davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, taraflar arasındaki sözleşme ile davacının davalı şirkete ait ürünleri pazarlayacağı bölgelerin belirlendiği, … AŞ. ile…AŞ. tarafından belirlenen bu bölgelere davalı şirketin ürünleri pazarlanarak ve satışı yapılarak davacının bölgelerine tecavüz edildiği, 01.01.2004-24.05.2005 tarihi arasında davacının toplam 178.465.37 YTL zarara uğradığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 178.465.37 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, başlangıçta bir miktar için açılmış daha sonra da ıslah edilmek suretiyle dava miktarı artırılmıştır. Dava dilekçesinde talep edilen tutar yönünden dava tarihi ve ıslah ile artırılan miktar yönünden de ıslah tarihi yerine, hüküm altına alınan alacağın tümüne dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.