Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6884 E. 2009/2433 K. 30.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6884
KARAR NO : 2009/2433
KARAR TARİHİ : 30.03.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin Konya’da üniversite öğrencisi iken davalı ile tanışıp arkadaş olduklarını, davalının bu sırada “bir iş adamını tehdit edip para almak” suçundan yargılanıp tutuklandığını öğrenen müvekkilinin davalıdan ayrıldığını, müvekkilinin davalının evinde bulunan bir takım eşyalarını almak için gittiğinde davalı tarafından zorla ve tehditle uygunsuz resimlerinin çekilerek ve kendisine baskı yapılarak açık bono senetlerinin imzalatıldığını, bu senetlerden 12.500.000.000.-TL. tutarlı olanın Konya 4.İcra Müdürlüğünün 2005/2088 sayılı dosyada takibe konulduğunu, bu sırada müvekkilinin evlilik hazırlığı içinde bulunduğundan müvekkilinin babasının davalı vekiline 13.500 YTL. ödemek durumunda kaldığını, aradan bir süre daha geçtikten sonra 17.500 YTL.lık bir senedin de davalının arkadaşı … alacaklı gösterilmek suretiyle takibe konulduğunu, bu kişinin de Beden Eğitim bölümü öğrencisi olup, müvekkiliyle aralarında borç ilişkisini gerektiren bir durum olmadığını, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkiklinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 13.500 YTL.nin ödeme tarihi olan 25.4.2005 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın (1) yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, ödeme emrinin 21.4.2005’te davacıya tebliğ edildiğini, ödemenin ise 25.4.2005’te yapıldığını, cebri icra tehdidinin söz konusu olmadığını, bono ile dayandığı hukuki ilişki arasında nedensellik bağı olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davalı hakkındaki hazırlık soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanarak kesinleştiği, dinlenen tanıkların zorla ve baskı ile senet alındığı hususunda görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, davacının iddialarını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.