Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/689 E. 2008/7834 K. 11.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/689
KARAR NO : 2008/7834
KARAR TARİHİ : 11.07.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının müvekkilinin oğlu olup, müvekkilinin davalıdan 32.000.-USD. para aldığını, bu parayı ödeyememesi üzerine Bodrum’daki arsasından davacıya % 7,5 hisse verdiğini, ancak davalının alacağının ödenmesini istediğini, müvekkilinin vadeli olarak ödeyebileceğini söylemesi üzerine iki yıl vadeye 75.000.-USD. borç çıkartıldığını, müvekkilinin bu teklifi kabul etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin sıkışıklığının devam etmesi nedeniyle bankacı olan davalıdan kredi çıkartmasını istediğini ve kredi çıkınca sen kendi paranı al ve ihtiyacın olan 40.000.-USD.yi de bana ver demesi üzerine davalının 115.500.-USD.lık bono istediğini ve müvekkilinin de bu bonoyu verdiğini, kefil olarak da diğer müvekkili şirketin gösterildiğini, fakat davalının kredi çıkartmak için hiçbir işlem yapmayıp düzen kurup hile yaptığını, takip tarihi itibariyle muaccel bir borç olmadığını, bono vasfına haiz olmayan belge ile ticari faiz istenemeyeceği gibi kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapılamayacağını, bu nedenle borçları bulunmadığını, müvekkili şirketin adı ile takip talebindeki şirketin adının farklı olmakla şirketin borçlu olmadığını, şirkete usulsüz tebligat yapıldığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin babası olan davacı …’na 1982 yılından itibaren çeşitli dönemlerde ve miktarlarda borç verdiğini, ancak davacının bu durumu suistimal etmesi ve sonuç olarak müvekkilinin ihtiyacı olduğunda bu parayı iade etmekten kaçınması üzerine taraflar arasında hesaplama yapılıp, ortaya çıkan 115.500.-USD. için senet düzenlendiğini, davacının müvekkiline herhangi bir gayrimenkulden herhangi bir oranda pay vermesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacıların takibe konu senedi imzalayarak davalıya verdikleri, borçlu bulunmadıklarını, HUMK.nun 288. maddesindeki yazılı belgelerden birisi ile kanıtlayamadıkları, yemin teklif etme hakkını da kullanmadıkları gerekçesi ile ispatlanamayan davanın ve davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.