Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7053 E. 2008/9243 K. 09.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7053
KARAR NO : 2008/9243
KARAR TARİHİ : 09.10.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, 506 sayılı yasanın 26 ncı maddesi uyarınca … kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan davalıya, 81.483,94 YTL.lik bakiye gelir artışı tutarının, rücu edilmesine dayalı kayıt kabul davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, hak sahiplerine bağlanan tavan zarar miktarının 124.922,42 YTL olduğu, işverenin %70 oranındaki kusuruna karşılık gelen 87.445,69 YTL.den sorumlu bulunduğu, bu alacağın 1.221,02 YTL. ve 24.826,64 YTL.lik iki diliminin mahkeme kararlarına dayalı olarak sıra cetvelinin dört numaralı kaydı altında ve üçüncü sırasına yazıldığı, kaza tarihi olan 10…..1997 tarihinden bu yana yasal on yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Borçlar Kanunu’nun 128 nci maddesine göre zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu zamanda başlar. Davacı kurum açısından alacak …, bağladığı gelirin yetkili organ tarafından onaylandığı tarihte ödenebilir hale geleceğinden, muacceliyetin … tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Açıklanan durum karşısında mahkemenin, talebin zamanaşımına uğradığı yönündeki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
2- Öte yandan dava, … kazasından … rücu tazminatı istemine ilişkin olup, yasal dayanağı oluşturan 506 sayılı yasanın 26 ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, kurumun rücu alacağı, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve 2003/10 E., 2006/106 K. sayılı kararı ile anılan hükmün birinci fıkrasında yer alan “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” sözcüklerinin Anayasa’ya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 152 ve 153 ncü maddelerinde öngörülen düzenlemeler uyarınca Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, tüm derdest davalarda uygulanmasının zorunluluğu karşısında, iptali kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76 ncı maddesi gereği yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yok hükmünde olan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığının kabulü gerekir.

Anayasa Mahkemesi’nce verilen bir iptal kararı ile oluşan yeni hukuki durum, usuli müktesep hakkın bir istisnası olarak, derdest davalarda da uygulanmalıdır. Bu halde 26 ncı maddede sayılan şartlarda …. Başkanlığı’nı sigortalının halefi olarak kabul eden hükmün iptalinden sonra, artık halefiyet ilkesine dayanılamayacağı; kurumun rücu hakkının yasadan …, sigortalı ya da hak sahibinin alacağından bağımsız, kendine özgü bir “basit rücu” hakkına dönüştüğünün kabulü ile zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle, kurum tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tazmin sorumlusunun kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda davacının bağladığı toplam ilk peşin değer 2.231,69 YTL. olup, bunun davalı şirketin kusuruna isabet eden kısmı 1.562,18 YTL.dir. Belirtilen bu miktarın da iflas sıra cetveline kaydedilmiş olması karşısında, sonucu itibariyle isabetli bulunan kararın gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle isabetli bulunan kararın, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi uyarınca, gerekçesi yazılı şekilde değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle ONANMASINA, 09.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.