YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7199
KARAR NO : 2009/2393
KARAR TARİHİ : 27.03.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya fatura karşılığı malların satılarak teslim edilmiş ise de bedelinin ödenmediğini, müvekkilince aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra dosyasına sunulan 18.08.2004 tarihli itiraz dilekçesinde itiraz eden vekilleri icra takip talebinde ve ödeme emrinde belirtilen şirket ile müvekkil şirketin aynı şirket olmadığını, takibe konu edilen faturayla müvekkil şirketin ilgisi bulunmadığını, ödeme emrinin yanlışlıkla müvekkil şirkete tebliğe gönderildiğini belirterek itiraz etmişlerdir. Ödeme emrinde borçlu olarak gösterilen şirket ile itiraz eden şirket isimlerinin aynı sözcüklerle başladığı, ancak şirket isimlerinin tamamının yazılış şekline bakıldığında ödeme emrinde yazıldığı şekliyle itiraz dilekçesinde yazılı olandan farklı bulunduğu görülmektedir. O halde mahkemece ödeme emrinde yazılı haliyle itiraz dilekçesinde yazılı haline göre iki farklı şirket bulunup bulunmadığının ticaret sicilinden sorulup araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi, iki farklı şirket olmadığının ve şirket ismi yazılırken hata yapıldığının saptanması halinde isim ve sıfat hatalarının her zaman düzeltilmesi mümkün olduğundan irsaliyelerde teslim alan imzası bulunan kişinin davalı şirket çalışanı olup olmadığı yönünden araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.