Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7226 E. 2009/3811 K. 29.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7226
KARAR NO : 2009/3811
KARAR TARİHİ : 29.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankaca müvekkilinin ciranta olarak yer aldığı bonoya dayalı müvekkili aleyhine takip yapılmış ise de, bonodaki ciranta imzasının müvekkiline ait olmadığını, bonoda keşideci olarak yer alan dava dışı …’ın müvekkilinin oğlu olup müvekkiline ait arazilerin idaresi için yetkili bulunduğu, ancak bu yetkiye esas vekaletnamede müvekkilince oğluna bono düzenleme yetkisi verilmediğini, keşideci tarafından müvekkilinin bonoda lehtar ve ciranta olarak gösterilmişse de müvekkilinin oğlundan bir alacağı da bulunmayıp bonodan takip ile haberdar olduğunu belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı iddialarının doğru olmadığını, vekaletnamelerde davacının oğlu olan dava dışı …’a en geniş anlamda yetkiler verdiğini ve böylece davacının sorumlu olacağını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüyle takibe konu edilen bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal şartları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bono arkasındaki ciro imzasının vekaleten atıldığı konusunda bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı ciro imzasının kendisine ait olmadığını bildirerek, imzayı inkar etmiştir.
Bu durumda mahkemece bonodaki ilk ciro imzasının davacıya ait olup olmadığı yönünden imza incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.