Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7255 E. 2009/2754 K. 06.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7255
KARAR NO : 2009/2754
KARAR TARİHİ : 06.04.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında uzunsüredir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan alacağı mallar için her biri 10.000.00-YTL bedelli üç adet çek verdiğini, davalının mal teslim etmediği gibi, çekleri ibraz ederek üç ayrı dosyada takibe geçtiğini, çeklerden yalnızca 10.000.00.-YTL.lık kısım için müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece sorulması üzerine menfi tespit talebinin Kadıköy 3.İcra Müdürlüğünün 2007/1567 Esas sayılı dosyasındaki çeke yönelik olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çekler karşılığında davacıya malları teslim ettiğini, toplam 33.221.87.-YTL’lık faturaların düzenlendiğini bildererek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davalının mal teslimini kanıtlayamadığı, davalının ticari defterlerindeki kayıtların davacının iddialarını kanıtlar nitelikte olduğu ve davalının takibinde kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının davalıya takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve İİK.nun 72/5. maddesi uyarınca davalının % 40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 28.2.2008 tarihli celsede “… ticari defterlerimizde görüldüğü üzere önceki alışveriş nedeniyle bizim davalı tarafa bir borcumuz yoktur, dava konusu çek yeni sipariş edilen mallar için verilmiş olup, karşılığında mal teslimi yapılmamıştır…” demek suretiyle çeklerin avans olarak verildiğini, ancak mal teslim edilmediğini ileri sürmüştür.
Kural olarak, çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik verildiğinin kabulü gerekir. B.K.nun 182.maddesi uyarınca aslolan peşin satıştır. Peşin satışta satışa konu olan mal ve bedelin aynı anda ödendiğinin kabulü gerekir. Davacı belirtilen kuralların aksini iddia edip, çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiğini ileri sürdüğüne göre bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Başka bir anlatımla somut olayda ispat külfeti davacı taraftadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.