YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7276
KARAR NO : 2009/3403
KARAR TARİHİ : 20.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 07.08.2002 tarihinde imzaladığı sözleşme ile davalının bayisi olduğunu, davalının 28.02.2005 tarihli ihtarname ile müvekkilinden satışlarını artırmasını istediğini, bu ihtarnameye müvekkilince cevap verildiğini, bu arada davalının 16.05.2005 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, müvekkili şirketçe bu durumun kabul edilmediğinin bildirildiğini, müvekkilinin satışlarının çok iyi seviyede olduğunu, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.-YTL. maddi, 50.000.-YTL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve müvekkilince verilen 40.000.-USD. teminat mektubunun hükümsüz kaldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın çözümü için sözleşmede tahkim şartı öngörüldüğünü, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, yanlar arasındaki sözleşmenin 45. maddesinde müvekkilinin defter ve kayıtlarının münhasır delil niteliğinde olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, her ne kadar sözleşme davalı tarafından feshedilmiş ise de davalının bu fesih ihtarına rağmen sözleşmeye bağlı kaldığı, bu itibarla zımnen fesih iradesinden vazgeçtiğinin ve sözleşmenin bayi olan davacı tarafından 25.07.2005 tarihli ihtarname ile feshedildiğinin kabulü gerektiği, bu durumda sözleşmeyi kendisi fesheden davacının haklı olması halinde sadece menfi zararını isteyebileceği, oysa ki davacının yargılama sırasında sunduğu 22.03.2006 havale tarihli dilekçesine göre talep ettiği maddi tazminatın kâr mahrumiyetine ilişkin olduğu ve bu zararın da müspet bir zarar olduğu, bu itibarla davacının talebinin yerinde olmadığı, teminat mektubunun ise 26.05.2006 tarihinde davalı tarafça davacıya iade edildiği gerekçeleriyle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, teminat mektubu iade edildiğinden konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu teminat mektubunun yargılama sırasında davacıya iade edilmesi nedeniyle mahkemece bu talep yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen davacının vekalet ücreti talebi bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.