Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7292 E. 2009/3254 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7292
KARAR NO : 2009/3254
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan “İşyeri için üyeliğe kabul, kayıt ve Telle Alışveriş Uygulama Sözleşmesi” uyarınca davalıya ait işyerine “…” sistemi tahsis ettiğini, bu sistemin kullanımı sırasında bazı işlemlerin charge back olduğunu, işyerinde yabancı bankalara ait kart numaraları ile sanal işlemler yapıldığının anlaşıldığı, kart hamillerinin itirazları üzerine müvekkili bankaca yabancı bankalara bu işlemleri nedeni ile ödemeler yapıldığını, bu miktarların davalıdan tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yargılama sırasında davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasıdna kredi kartı üye işyeri ve Mail Order Sözleşmesi imzalandığı, davalı işyerinde bu sistem kullanılarak yabancı banka kredi kartları ile yapılan bir kısım işlemin yabancı bankalar tarafından iptal edildiği ve davacı bankanın ödediği bu işlem tutarlarını, davalıdan tahsil için takibe geçtiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 388 maddesinde mahkeme kararında olması gereken hususlar açıklanmış ve maddenin son fıkrasında da hüküm sonucu kısmında yazılması gereken hususlar belirtilmiştir. HUMK.nun 389.maddesi ise “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır” hükmünü ihtiva etmektedir. Somut olayda mahkeme kararının anılan yasa maddelerine uygun olarak yazılmadığı ve bilirkişi raporuna atıflar içerdiği gözlemlenmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece açıklanan kanun maddelerine uygun yeniden hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.4.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.