YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7346
KARAR NO : 2009/3868
KARAR TARİHİ : 30.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile müvekkilinin davalıya 15.024 litre benzin satıp malı davalıya ait … istasyonuna teslim ettiğini, davalının mal bedeline karşılık 19.04.1999 keşide tarihli 3.392.957.810 TL’lik çek düzenleyip müvekkiline verdiğini, ancak çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibine geçtiğini, davalının çekte tahrifat olduğundan bahisle, İcra Tetkik Merciine başvurup takibi iptal ettirdiğini, müvekkilinin alacağını tahsil için dava açma zarureti doğduğunu belirterek alacağın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davada herhangi bir mal almadığını, sevk irsaliyesi ve faturanın hukuki değerinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği çekin, … Ofisi AŞ. lehine düzenlendiğini, ancak çekin tahrif edilerek davacının adının yazıldığını, bu nedenle takibin iptal edildiğini, öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının, davalı adına düzenlediği faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasına rağmen, fatura bedeli kadar çek keşide ettiği, davalının 1999 yılında hiç benzin almamış görünmesine rağmen 292.9 litre benzin satışı yaptığı, bu hususların davacı lehine karine teşkil ettiği ve davacı şirket temsilcisinin tamamlayıcı yemininde davacıdan alacaklı olduğunu ifade ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık akaryakıt satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davalı, davacıdan iddiaya konu malı almadığını savunmuştur. Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davacı şirketin davalıya akaryakıt satıp bunu teslim ettiğini, yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı dosyaya fatura ve irsaliye sunmuş ise de, irsaliyenin teslim alan bölümünde isim ve imza bulunmamaktadır.Ayrıca fatura da davalı defterlerine kayıtlı değildir. Akti ilişki davalı yanca inkar edildiği için, faturanın düzenlenmesi tek başına akti ilişkinin varlığına yeterli delil teşkil etmez. Ayrıca davalının mal girişi ile mal çıkışı arasındaki farkın davalının, davacı şirketten akaryakıt aldığı şeklinde yorumlanması doğru değildir. Hal böyle olunca mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeden ve icapsız olarak davacı tarafa re’sen yaptırılan yemine dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.