YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7353
KARAR NO : 2009/3210
KARAR TARİHİ : 16.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Davacı tarafından … olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde bir kısım müdahiller vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili,16.10.1980 yılında kurulan müvekkili şirketin ticari tip soğutucu imal ettiğini ve pazarladığını, ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle alacaklarını süresinde tahsil edemeyen şirketin ödemeler dengesinin bozulduğunu, işletme sermayesi yetersiz olan şirketin borca batık hale geldiğini, banka ve tedarikçilere borcu bulunan ve vadeli iş yapamayan şirketin önemli yeni iş bağlantıları yaptığını, ortaklara ait taşınmazların satışından elde edilecek bedellerinin şirketin borçlarının ödenmesinde kullanılacağını, şirketin mali durumunu iyileştirme umudu bulunduğunu ileri sürerek iflasın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iflasın ertelenmesi talebinde bulunan şirketin aktifinin rayiç değerleri gözetildiğinde borca batık durumda olduğu, iyileştirme projesine göre elde edeceği kârlarla şirketin mali durumunu düzeltebileceği, iflasın ertelenmesi kararının alacaklıların haklarını zedelemediği gerekçesiyle iflasın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm … Dijital Ltd.Şti,… A.Ş,…. Ltd.Şti, …. A.Ş ve …Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İflasın ertelenmesine karar verilebilmesi için iflas erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık durumda bulunması ve mali durumunu iyileştirme ümidinin bulunması gerekir. Bilirkişi raporunda şirketin borca batık durumda olduğu iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı bulunduğu, iyileştirme ümidinin var olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapor dikkate alınarak iflasın ertelenmesi talebi kabul edilmiştir. Oysa aynı bilirkişi raporunda keşif sırasında şirketin faaliyet içinde olmadığı tespit edilmiş, ortakların sermaye koyma borcunu tam olarak yerine getirmediği belirtilmiştir. İşletme sermayesi eksikliği bulunan şirketin ortakları sermaye koyma borcunu yerine getirmediğinden ve şirket fiilen faaliyette bulunmadığından iyileştirme projesi ciddi ve inandırıcı kabul edilemez. Mahkemece bu yönler gözetilerek borca batık durumda olduğu tespit edilen şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken bilirkişi kurulunun olaya uygun düşmeyen raporu esas alınarak hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.