Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7772 E. 2009/5606 K. 11.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7772
KARAR NO : 2009/5606
KARAR TARİHİ : 11.06.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kişilere ait olan (3) taşınmazı tapuda resmi sözleşme ile satın aldığını, ancak satım sırasında, taşınmazlar üzerinde davalı adına (3) ayrı ipotek tesis edildiğinin anlaşılmasına rağmen eski maliklerin ödeme taahhüdü üzerine satım işleminin gerçekleştiğini, daha sonra davalı bankanın müvekkiline ihtarname keşide …, müvekkili hakkında (3) ayrı takibe geçtiğini, bunun üzerine müvekkilinin ipotek bedellerini davalı bankaya ödediğini, ipoteğin limit (maksimal) ipotek olduğunu, buna rağmen davalının takibe devam …, ipotekleri kaldırmadığını belirterek taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının söz konusu (3) taşınmazı ipotekli olarak satın aldığını, davacının taşınmazları satın aldığı eski maliklerin müvekkili banka aracılığı ile Alman Yapı Tasarrufu Kredisi kullandıklarını, kredilerin taşınmazlar esas alınarak verildiğinden her bir taşınmaz üzerine müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, ipoteklerin limit (üst sınır) ipoteği olmayıp anapara ipoteği olduğunu ve borcun tamamını kapsadığını, davacının borcun tamamından sorumlu olduğunu öne sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazlar üzerinde konan ipoteklerin kesin borç ipoteği olduğu, yargılamanın devamı süresinde taşınmazlardan bir tanesi üzerindeki ipoteğin kaldırıldığı bu nedenle bu taşınmaz nedeni ile davanın konusunun kalmadığı, diğer (2) taşınmaz nedeni ile davacının ipotekler nedeni ile sorumlu olduğu miktarları icra dosyalarına depo etmesi nedeni ile bu taşınmazlar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davalı banka lehine tesis edilen ipoteklerden dolayı sorumlu olduğu miktarın tespiti için çeşitli tarihlerde bilirkişi incelemeleri yaptırılıp son rapora göre hüküm kurulmuştur. Oysaki, daha önce alınan raporlar ile son rapor arasında çelişki olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek sureti ile uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka verilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.