YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7788
KARAR NO : 2009/4205
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalının yanında satış elemanı olarak çalıştığı sırada dava dışı Selami Yavuz’un davalıdan helva satın alıp davaya konu keşidecisi … olan 13.750.00 YTL bedelli çeki verdiğini, davalının müvekkilini kandırarak çeki ciro etmesi gerektiğini, çünkü satış elemanı olduğu ve ancak bu şekilde çekin icra takibine konu edilebileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin çeki ciro ettiğini, davalının da çeki icra takibine konu ettiğini ileri sürerek icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinden ürün talebinde bulunarak kendi nam ve hesabına satacağını belirtmesi üzerine kendisine mal verildiğini davacının alışverişlerden elde ettiği çeki ciro ederek müvekkiline verdiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine davacı aleyhine icra takibine geçildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davalının çalışanı olduğu, davalının dava dışı Selami Yavuz’a mal satıp teslim ettiği, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişki bulunmadığı, ancak davalının davacıyı kandırarak çeki ciro ettirdiği ve aleyhine icra takibi yaptığı halbuki dava dışı Selami Yavuz adına davalının şirketinin çek bedeli kadar fatura kestiği gerekçesiyle davacının takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.’nun 290. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekir. Somut olayda davacının ileri sürdüğü hususlar hile niteliğinde kabul edilemeyeceğinden davalının muvafakatı olmadıkça tanık dinlenemez. Hal böyle olunca davacının dava konusu çekle ilgili iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir.
Yerel mahkemenin gerekçesinde açıkladığı hususlar davanın kabulüne elverişli nitelikte deliller değildir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.