Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7840 E. 2009/1947 K. 19.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7840
KARAR NO : 2009/1947
KARAR TARİHİ : 19.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı (yeni ünvanı ….. Gaz AŞ.) vek.Av. ….. ile davalılar vekili Av. …’ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketle müvekkili arasında 20.05.2005 tarihli bayilik ve işletmecilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı şirketin akaryakıt ürünlerini davacıdan alacağını, satın aldığı ürünlerin bedelini zamanında ödeyeceğini, davalı şirketin sözleşme hükmüne aykırı davranarak eksik mal aldığını, eksik alımın cezai şarta bağlandığını ileri sürerek 20.000 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Petrol Ltd.Şti. vekili cevabında, müvekkilinin işletme ruhsatını 2005 yılının 11.ayında aldığını, işe geç başlaması nedeniyle ürün miktarında eksiklik meydana geldiğini, müvekkilinin sözleşmeyi ihlal etmediğini, cezai şartın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalı şirketin protokolde öngörülen yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının cezai şart talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle 209.883.91 YTL’nin davalı şirketten, 110.250 YTL’ nin diğer davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bayilik sözleşmesinin 20.05.2005 tarihinde düzenlendiği, davalının bayilik için Enerji Piyasası Denetleme Kuruluna Ekim 2005 de başvurduğu, sözleşme tarihinden başvuru tarihine kadar girişimde bulunmayan davalının bu davranışının mücbir bir sebep sayılmayacağı, davacının cezai şart talebinin yerinde olduğu, cezai şarttan indirim yapılıp yapılmayacağının takdirinin mahkemeye ait bulunduğu belirtilmiştir. Davalı vekili 04/02/2002 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Mahkemece itirazlar yönünden ek rapor alınmadan hüküm kurulması isabetli değildir. Tarafların sıfatına göre cezai şarttan indirim yapılmazsa da cezai şart bir tarafın ekonomik olarak mahvına sebep olacaksa kısmen ve tamamen ortadan kaldırılabilir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.