Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7866 E. 2009/3583 K. 27.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7866
KARAR NO : 2009/3583
KARAR TARİHİ : 27.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, takibe konulan 20.000.-YTL. bedelli senedin davacının daha önce bayiliğini yaptığı …A.Ş.ye verdiği teminat bonosu olup, bayilik sona erince davacıyı her şekil ve şartta temsil yetkisi verilen davalı tarafın dava dışı şirketten alınarak üst kısımları doldurularak takibe geçilmesi ile davalıya borçlu olunmadığı iddiasıyla, takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile % 40 tazminat talebine ilişkindir.
Davalı vekili, davacı tarafa müvekkilinin verdiği para karşılığında davacının imzalayarak bu senedi verdiğini, bonoda teminat ibaresi bulunmadığını, senet üzerindeki pulun ve kaşenin eski olmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, davacının borçlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, senedin teminat senedi olmadığı, davacının bu senedin davalının eline nasıl geçtiğini bilemediğini beyan ederek dava dışı …A.Ş.ye bu senedi verdiğini belirttiği, tanık olarak dinlenilen …A.Ş.yetkilisine göre davacının dava dışı şirkete teminat amaçlı verdiği bononun davalı …’ye yetkili olduğuna dair vekaletnamenin ibrazı ile iade edildiğini, tarafların ortak iş yaptıklarını ve davacının davalıya borcu olduğu, senedin bu nedenle verildiğinin anlaşıldığı, senede karşı ispat yükünün davacıda olduğu, borçlu olmadığını aynı değerde yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği ve davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabında dava konusu senedin “nakden” düzenlendiğini savunmuş ise de, davalı asil Cumhuriyet Savcılığı’ndaki hazırlık ifadesinde senedin teminat olarak verildiğini beyan etmiştir.
Bu durumda mahkemece davalının bu beyanının ispat külfetine ve davaya etkisi üzerinde durularak oluşacak duruma göre, deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.