YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7966
KARAR NO : 2009/4505
KARAR TARİHİ : 14.05.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya kredi kartı verildiğini, ancak davalının kredi kartı borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilip, davalı aleyhinde takibe geçildiğini, davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı bankaya 5464 sayılı Kanundan yararlanmak üzere başvurduğunu, ancak davacı bankanın kendisine olumlu veya olumsuz bir cevap vermeden takibe geçtiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı bankaca davalıya kredi kartı verildiği, davalının kart borçlarını ödemek hususunda 5464 sayılı Kanun’dan yararlanmak üzere yasal süre içinde davacı bankaya başvurduğu, ancak davacı bankanın davalının başvurusuna olumlu veya olumsuz cevap vermeden, icra takibine geçmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
5464 sayılı Kanunun geçici 4.maddesinden yararlanabilmek için anılan yasa hükmünde belirtilen süre içinde başvuruda bulunulması gerekirdi. Davacı banka davalının bu anlamda başvurusu olmadığını iddia etmektedir. Her ne kadar davalı kart hamili, davacı bankaya iadeli taahhütlü bir mektup gönderdiğini savunmuş ve buna ilişkin belge sunmuş ise de mektubun içeriğinde ne olduğunu kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece, bu hususlar üzerinde durulup, araştırılarak, şayet davalı kart hamilinin süresinde ve geçerli bir başvurusunun bulunduğunun saptanması halinde, davalının 5464 sayılı Kanunun geçici 4.maddesinden yararlanmasına olanak sağlayacak şekilde uzman bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi, aksi taktirde yani davalının süresinde ve geçerli bir başvurusunun olmadığının tespiti halinde, davacı bankanın takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespit edilip uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı banka vekilinin temyiz itirazarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.