Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8102 E. 2009/3716 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8102
KARAR NO : 2009/3716
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, çeke dayalı olarak girişilen kambiyo senetlerine özgü takip dosyasına konu borcun ödenmesine rağmen takibe devam edilmesinin haksız olduğu iddiasına dayanan menfi tespit ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı, davacının halen kendisine 1.340 YTL borçlu olduğunu belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde icra dosyası borcunun tamamının dava tarihi itibariyle ödendiği, takibin kesinleşmesinden sonra yapılan ödemelerin dosyaya bildirilmemesinin İcra Hukuk Mahkemesinde takibin iptaline konu edilebileceği düşünülmüş ise de, bu yasal yola başvuru hakkının menfi tespit davası açma yönündeki davacı tercihine engel olmayacağı, davacının menfi tespit davası açmakta menfaati olduğu, davalı haricen tahsil ettiği miktarları icra dosyasına bildirmediğinden kendine göre ödeme amacıyla verilen çeklerin geç ödenmesinden kaynaklanan zararını da tahsil etmek için takibe devam etmesi nedeniyle davalının kötüniyetli olarak hareket ettiği gerekçeleri ile davanın kabulüne, icra takibinden dolayı davacının dava tarihi itibariyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu asıl alacağın % 40’ı oranındaki tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.’nun 72/5. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılması gerekir. Somut olayda ödemeler takipten sonra yapılmış olup alacaklının takibe girişmekte kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece anılan yasa hükmünde belirtilen kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığı halde davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle yerel mahkeme kararının gerekçe bölümünün son paragrafı ile hüküm kısmının 2. bendinin hükümden çıkarılarak hüküm kısmına “2-Somut olayda davalının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” sözcük dizisinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.