YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8117
KARAR NO : 2009/2278
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-davalı vekilince duruşmalı, davalı-davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkilisi ….. ile vek.Av. …… ve davalı vek.Av. …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan şirket yetkilisi ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 3000 ton Metalurjik Kok Kömürü alımı konusunda sözleşme imzalandığını, davalıya toplam 1.700.74 ton kok kömürü teslim edildiğini, davalının sözleşmenin devamını imkansız hale getirdiğini ve katlanılmaz duruma soktuğunu, 30.10.2002 tarihli 215 ve 216 nolu analiz raporları düzenlendiğini, tarafların 13.11.2002 tarihinde bir araya gelerek tutanak yapıldığını, tutanağa göre fabrika sahasındaki kömürün tozunun ayrılıp kaldırılacağının hükme bağlandığını, 125.780 ton tozun kaldırıldığını, bu durumda fabrika sahasında halen 1.372.42 ton kömürün reddini gerektirir bir unsur bulunmadığını, 25.12.2002 tarihinde 3.bir analiz raporu düzenlenerek kömürlerin reddedileceğinin bildirildiğini, kömürün tozunun alınması sonucu reddi gerektirir bir hal bulunmadığı halde red yoluna gidilmesinin haksız olduğunu, teslim edilen kömürün bedelinin ödenmediğini, müvekkilinin 31.12.2003 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek 124.043 Doların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının talebinin şartname ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının kömür sevkiyatının şartname hükümlerine uygun bulunmadığını, analiz raporlarına göre kömürün reddine ilişkin kararın yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, karşı davası da eksik teslimat nedeniyle karşı taraf nam ve hesabına ihale yapılarak kömür alındığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek 93.720.856.48 TL’ nin tahsilini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında numune alınması, numunelerin analizleri ve kömür bedelinin belirlenmesi ve davacı nam ve hesabına diğer firmadan alınan kömür bedeli konusunda uyuşmazlık bulunduğu, tane boyutu yönünden sonuca varacak şekilde numune alma işlemi yapılmadığı, bu nedenle tane boyutu ile ilgili ceza uygulaması yapılamayacağı, kül ve kükürt oranları yönünden alınan 215-216 ve 321 nolu raporların İTÜ’den alınan raporla uyumlu olduğu, bu nedenle davalının kül ve kükürt oranları yönünden ceza uygulamasının yerinde olduğu, davacının mal bedelinden dolayı 127.309.118.948, bu TL alacağı bulunduğu, davalının iki ihale arasındaki farktan dolayı 78.021.757.565,48 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle 127.309.118.948 TL’ nin davalıdan tahsiline, davalının alacağından dolayı teminat mektubunu elinde tutma hakkı bulunduğundan teminat mektubunun iadesi talebinin reddine, 78.021.76 TL’nın karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, yek diğerinden alınarak, birbirlerine ödenmesine, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 26.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.