YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8197
KARAR NO : 2009/4638
KARAR TARİHİ : 18.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesi ve Tarımsal Krediler İkraz sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, kredi sözleşmenin ilgili maddelerine göre aynı sözleşme ile aynı limitte kalmak kaydıyla yeniden kredi kullandırılabileceğinin, açıkça anlaşıldığını, sözleşmenin süresiz akdedildiğini, kredi borçlusu …’ın aynı kredi dosyasından aynı sözleşmeye ilişkin yeni bir kredi çektiğini, BK’ nun 494 ve devamındaki kefalet hükümlerine dayandığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, birinci verilen kredinin asıl borçlu tarafından ödendiği, ikinci krediden davacı kefilin sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı bankaya icra dosyası ile borçlu olmadığının tespitine, davacı aleyhine yürütülen icra takibinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının kefil olarak imzaladığı Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesinin 4/1.maddesinde, “Banka, bu sözleşmede yer alan hükümler dahilinde, bir veya birden fazla kredi hesabı açmaya, kredi hesaplarının limitlerini azaltmaya veya çoğaltmaya, bakiyesi sıfıra inen kredi hesaplarını yeniden çalıştırmaya, kredi lehdarına/lehdarlarına ait hesaplar arasında virman yapmaya, mevcut kredi hesaplarını kapatarak dilediği miktarlarda yeni kredi hesapları açmaya veya dilediği diğer şekillerde kredi kullandırmaya kayıtsız şartsız yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemenin somut olay bakımından belirtilen sözleşme hükmü üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hükmün kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.