YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/857
KARAR NO : 2008/7446
KARAR TARİHİ : 03.07.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine başlattığı 2002/15739 Esas sayılı icra takibinin dayanağı olan kredi sözleşmelerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava dışı Rehber A.Ş. ile banka arasında kredi ilişkisi bulunduğunu ve davacının borçlu şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olarak borcu bildiğini ve sözleşmelerde kefil sıfatı ile imzası olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının imzası bulunan 100.000 YTL tutarlı sözleşmeler ile borca kefil olduğu, kefalet limiti sorumluluğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının imzasını taşıyan 100.000 YTL’lik sözleşmeler ile borca kefalet ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava 2002/15739 esas sayılı talep dayanağı olan sözleşmelerde imzanın bulunmaması nedeniyle talepte takip edilen alacak miktarı ile borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olarak İİK.’nun 72. maddesi hükmünce açılmış bir menfi tespit davasıdır.
Bu durumda davacı kefilin, takip konusu borçtan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumlu olacağı dikkate alınarak bilirkişiden rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre davacının takipteki sorumlu olduğu miktarın belirlenip, takibin bu miktar üzerinden devamına olanak sağlanması gerekirken hukuku tavsifte hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin birbirlerinden alınarak yek diğerine ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.