YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8660
KARAR NO : 2009/3927
KARAR TARİHİ : 04.05.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan kiraladığı taşınmazı 31.10.2006 tarihinde tahliye ederek davalıya teslim ettiğini, 01.07.2002 tarihli sözleşme uyarınca davalıya 1.000 USD depozito ödendiğini, ancak tahliyeye rağmen depozito bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme uyarınca davacının tahliyeden (30) … önce müvekkiline yazılı bildirimde bulunması gerektiği halde davacının bu yönde bildirimde bulunmadığını, 31.10.2006’da müvekkiline telefonla taşınmazın tahliye edildiğinin bildirildiğini, sözleşmenin 6.maddesi gereğince ancak 31.11.2006 tarihinde sözleşmenin feshedilebileceğini, Kasım ayı kira bedeli 1.760 YTL’nin ödenmediğini, müvekkilinin alacaklı olduğunu, ayrıca kiralananı hasarlı ve boyasız olarak başlatıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve, sözleşmenin 4.maddesine göre, depozito bedelinin varlığı iddia edilen kira alacağına mahsup edilemeyeceği, bu itibarla davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle de davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi icra inkar tazminatına yöneliktir. Kira sözleşmesinde depozito bedeli açıkça belli olduğundan alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddine karar verilmesi isabetsiz ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’ nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmü fıkrasının 1.bendinin son kısmında yer alan “….davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” sözcük dizelerinin hükümden çıkarılmasına yerine “İİK’ nun 67/2.maddesi uyarınca davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna” sözcük dizelerinin konulmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.