Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/8783 E. 2009/647 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8783
KARAR NO : 2009/647
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, satıştan kaynaklanan bakiye alacağını tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen önceki karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde bozulmuş mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında özetle; “Uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya satılan ancak nakliye sırasında çalınan mal bedelinden kimin sorumlu olduğu noktasında toplandığı, bu nedenle malı taşıyan nakliyecinin kim tarafından tutulduğu ve bedelinin kim tarafından ödendiğinin tespitinin uyuşmazlığın çözümü bakımından önemli olduğu, malı taşıyacak kamyonu görevlendiren … Nakliyat Komisyon Ltd.Şti. müdürü …’ nin hazırlık soruşturması sırasında verdiği ifadede nakliyenin davacı şirket tarafından yapıldığının belirtildiği, bu durumda mahkemece adı geçen şahsın bu ifadesi de gözetilerek sorumluluk durumunun tartışılması, ayrıca davacı şirkete ait iplik fabrikasının ticaret müdürü olduğu belirtilen … isimli kişinin poliste verdiği ifadenin de diğer delillerle birlikte değerlendirmesi, gerektiğinde davalının davacıya gönderdiği iddia edilen bundan sonra sevk edilecek malların sigorta ettirilmemesi yönündeki talimatı içeren yazı altında yer alan imza inkar edildiğinden bu husus üzerinde durularak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekçeleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki bozma kararımızda adı geçen …ile … isimli kişilerin hazırlık soruşturması sırasında verdikleri ifadeler üzerinde durulup tartışılmamış ve ifadeler yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Öte yandan bozma kararında sözü edilen faks talimatı altındaki imza inkar edildiğinden buna ilişkin olarak araştırmaya girişilmiş ise de mahkemece sonradan bu yöndeki araştırma tamamlanmadan davacı vekilince ibraz edilen ve altında …sim ve imzası bulunan 16.02.2004 tarihli başka bir faks yazısı içeriğindeki açıklamalar gerekçe yapılmak suretiyle hüküm oluşturulmuştur. Oysa bu belge altındaki imza da davalı tarafça inkar edilmiştir.
Kural olarak, bozma kararına uyulmakla, bozma kararında belirtilen yöntem çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması gerektiği konusunda lehine bozma kararı tesis edilen taraf yönünden usuli kazanılmış hak meydana gelir. Bu durumda mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında belirtilen yönler bakımından araştırma ve inceleme yapılarak daha sonra sunulan 16.02.2004 tarihli faks yazısı altındaki imza da inkar edildiğinden bu yön üzerinde de durulup araştırılması ve gerektiğinde her iki faks yazısındaki faks numaralarından hareketle bu faksların davalının faksından çekilip çekilmediği tespit edilerek bu şekilde toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.