Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/9089 E. 2009/4989 K. 27.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9089
KARAR NO : 2009/4989
KARAR TARİHİ : 27.05.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic.Mah.sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında 01.05.2005 tarihli mal alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiği halde davalı borçlunun sözleşme bedelini zamanında ödemediğini, sözleşmenin 20.maddesi gereği düzenlenen vade farkı faturasının davalıya gönderilmesine rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki sözleşmenin süreli olup, sözleşme hükümlerinin geçerlilik tarihinin 30.07.2005 olduğunu, bu tarihten sonra yapılan alım ve satımların sözleşmeye bağlı olmadığını, 20.maddesinde gösterilen yazılı bildirim şartının davacı tarafından yerine getirilmediğini, gönderilen vade farkı faturasının kabul edilmeyerek iade edildiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre tarafların 01.05.2005 tarihinde içeriği kabul ve taahhüt edilen mal alım sözleşmesi imzaladıkları sözleşmenin 30.07.2005 tarihine kadar geçerli olacağının taahhüt edildiği, buna ilişkin taraflar arasında 133.391.82 YTL mal alışverişi yapıldığı, bu mal bedeline karşılık kesilen faturanın kesim tarihinden itibaren 60 … sonra borç muaccel olacağından, davacının 15.06.2005 tarihine kadar olan gecikmiş ödemelerdeki bedele ilişkin %3’lük vade farkı alacağını talep edebileceği ve vade farkı alacağını asıl alacağa eklenen bir alacak olması nedeniyle KDV’den muaf olduğu, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Davacı vekili cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını da ileri sürmüş ise de, davalının temyiz dilekçesi davacı vekiline 02.06.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, temyize cevap dilekçesi ise HUMK’ nun 433/2.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 13.06.2008 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.