Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/9115 E. 2008/11131 K. 18.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9115
KARAR NO : 2008/11131
KARAR TARİHİ : 18.11.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :26.06.2006
Nosu :121-136
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 16.05.2006 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince müvekkilinin maliki bulunduğu Höbek Köyü sınırları içindeki 1462 parsel sayılı taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu ve davalı lehine intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmenin 4.maddesinde öngörülen edimleri yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, fesihte haklı olduklarını ileri sürerek sözleşmenin feshi nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek ve intifa haklarının kaldırılmasına, 7.000.00 YTL (müspet menfi) tazminatın 29.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetki itirazında bulunmuş ve Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu savunmuş, esas yönünden de müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirdiğini davacının 24.08.2006 tarihli noter ihtarnamesinin fesih etkisi yaratmadığını, protokolün 4.maddesindeki hususların “mümkün olan en kısa sürede” yerine getirileceğinin öngörüldüğünü, başka bir ifadeyle kesin bir süreye bağlanmadığını, davacının performansına göre işlem yapılması gerektiğini, davacının performansı artırıcı eylemlerde bulunmadığını, müvekkiline olan yaklaşık 450.00 YTL’lik borcunu ödememekle kendisinin sözleşmeye aykırı davrandığını, bu alacağın tahsili için davacı aleyhine icra takibine girişildiğini, bu borç ödenmedikçe ipoteğin ve intifa hakkının terkin edilemeyeceğini tazminat koşullarının ise gerçekleşmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin ve intifa hakkının kaldırılmasına, tazminat talebinin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
../..

(2)

T.C.Anayasasının 141.maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Temyiz incelemesi sırasında yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenebilmesi hükmün gerekçesinin tartışılması sonucunda mümkün olabilir. Temyize konu yerel mahkeme kararında davacının ipoteğin ve intifa hakkının kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, bu taleplerin hangi nedenlerle kabul edildiğine dair gerekçeler karar yerinde gösterilmemiş ve tartışılmamıştır. HUMK.nun 388/3.maddesi uyarınca iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar yanında ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması , red ve üstün tutma sebepleri sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin de kararda gösterilmesi gerekir. Mahkemece anılan yasa hükmüne uygun bir biçimde hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.