YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9196
KARAR NO : 2009/4942
KARAR TARİHİ : 27.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kredi kartı borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan takibin vaki itiraz nedeniyle durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil, en son bankayla 600 TL borcunun olduğu konusunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra bankanın kredi limitini sormadan artırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının 5464 sayılı yasa uyarınca taksitlendirme imkanından faydalanmak amacıyla talepte bulunduğu, ancak borcunu ödemediği, bilirkişi raporuna göre davalının 6.735 TL borcu olduğunun anlaşıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüyle itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
1-5464 Sayılı Kanunun Geçici 4’üncü maddesine göre, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, kendisine dönem sonu borcunun ödenmesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 31/1/2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçluları, altmış … içerisinde ilgili kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak, güncel tebligat adresi de belirtmek suretiyle müracaat ederek, borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme plânını imzalamaları ve ilk taksiti de peşin ödemeleri şartıyla kendisine bildirilen son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık % 18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını; icra takibine konu olmuş ise takip, dava masraf ve harçları, vekâlet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olurlar.” Davalı asil, 21.5.2007 tarihli dilekçesi ile anılan kanun hükmü uyarınca borcunu taksitler hâlinde ödemek için başvuruda bulunduğunu, ancak bankanın ödeme planını kendisine bildirmediğini savunmuştur. Dosya içeriğinden davalının taksitlendirme başvurusunda bulunduğu anlaşılmakta olup, davacı bankanın mahkemeye gönderdiği cevabi yazıdan ve bilirkişi raporundan, banka tarafından davalıya ödeme planı ile ilgili bir bildirim yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece davalının yaptığı başvuru üzerine bankanın ödeme planı ile ilgili bildirimi yapıp yapmadığı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davacı bankanın taksitlerin ödenmediği konusundaki soyut yazısına ve davacı vekilinin duruşma sırasındaki beyanına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davalı asil, 2003 yılında borcunu 4 taksit hâlinde ödediğini ve kredi kartının iptal edildiğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece, 2003 yılından itibaren tüm kredi kartı hesap ekstrelerinin celp edilmesi ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerekirken, sadece ihtarname ekindeki hesap özeti esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekline göre isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı asilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, istek hâlinde peşin harcın iadesine, 27.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.