YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9323
KARAR NO : 2009/4968
KARAR TARİHİ : 27.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı yanca müvekkilleri aleyhine teminat mektubu komisyon alacağı ve işlemiş faiz kalemlerine yönelik takip yapılmış ise de, takibe dayanak olan teminat mektubunun hükümsüz hale geldiğini, davalı bankanın bunu bildiği halde müvekkilleri aleyhine takip başlattığını belirterek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanında davayı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece davalı yanın kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne, takibe konu borçtan dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine, takip konusu asıl alacağın %40’ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı tarafın fona devredilen bankalardan olduğu gözetilmeden 5411 sayılı Yasanın geçici 13.maddesi yollamasıyla 138/1.maddesi hükmüne aykırı şekilde davalı banka aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan deliller toplanmadan ilk celsede davalı vekilinin davayı kabul etmiş olması sonucu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesi uyarınca davacı yararına tarife hükümlerine göre saptanan avukatlık ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı şekilde tam vekalet ücretine karar verilmesinde de isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 27.05 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.