Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/9379 E. 2009/5336 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9379
KARAR NO : 2009/5336
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine toplam tutarı 7.450.000.000 TL olan (2) adet çeke dayalı olarak takibe geçtiğini, müvekkilinin çeklerden birini, davalı şirketin banka hesabına havale yapmak sureti ile ödediğini, ancak davalının ödemeye rağmen, bu çeke istinaden takibe geçtiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin 20.05.2002 tarih 3.750.000.000 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı daha sonra müvekkilinin dosya borcunu ödediği için davaya istirdat davası olarak devam edilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğunu ve müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı olarak alacaklı olduğunu, davacının da bu borcuna karşılık müvekkiline toplam tutarı 12.415.000.000 TL olan (3) adet çek verdiğini, davalının banka havaleleri ile müvekkiline kısmi ödemeler yaptığını, bu ödemelerin müvekkilinin alacağından mahsup edilip bakiye borcun tahsili için takibe geçtiğini, banka dekontlarında dava konusu çeke ilişkin bir ödeme yapıldığı hususunun belirtilmediğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari bir ilişki olduğu ve davacının davalıya çeki keşide ettiği, daha sonra davacının banka havaleleri ile ödemeler yaptığı, dekontlar üzerinde davalı savunmasının aksine “çeke mahsuben” yapıldığı hususunda ibareler olması nedeni ile bu ödemelerin çeke mahsuben yapıldığının kabulünün gerektiği, davalının bu ödemeleri ticari alım- satım nedeni ile çek bedelleri dışında kalan alacaktan mahsubunun yerinde olmadığı gerekçesi ile ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu çek bedelinin, davacı tarafından takipten önce ödendiği halde, davalı tarafça mükerrer tahsil amacı ile takibe geçildiği anlaşıldığından İİK.’nun 72/5. maddesi uyarınca davacı borçlu lehine tazminata karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin son kısmına “davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından İİK.’nun 72/5. maddesi uyarınca % 40 tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin eklenerek hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.