Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/9587 E. 2009/5479 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9587
KARAR NO : 2009/5479
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile ticari ilişki içinde olan dava dışı Mikrotel…Ltd.Şti.’nin borcuna karşılık, davalının emrine düzenlenen ve cirosu bulunan çeki adı geçen şirketin ciro ederek verdiğini, çekin bankaya ibrazında ödemeden men talimatı bulunması nedeniyle çek hakkında yasal bir işlem yapılmadığını, girişilen icra takibinde davalının borca ve çek arkasındaki imzaya itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, banka ile bir ilişkisi bulunmadığını, çek arkasındaki imzanın da kendisine ait olmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının hamili bulunduğu, 20.09.2006 keşide tarihli ve aynı … bankaya ibrazlı çekle 6 aylık süreden sonra icra takibine başladığı, davacının çeki davadışı Mikrotek…Ltd.Şti.’nden aldığı kambiyo senedi vasfını kaybetmiş belgeye dayalı olarak kendi cirantası olmayan davalıya karşı takip hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının ve şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK’nun “III-Müruruzaman” kenar başlıklı 726/1.maddesinde, “Hamilin, cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrar” hükmü düzenlenmiştir.
Maddenin yazım biçiminden de anlaşılacağı gibi hamilin diğer çek borçlularına başvuru süresi altı aylık zamanaşımı süresi içinde olmalıdır. Ancak bu süre hak düşürücü süre olmayıp, HUMK’ nun 187.maddesinde düzenlenen ilk itirazlardan da değildir. Zamanaşımı def’i ileri sürülmediği takdirde mahkemece re’sen nazara alınamaz.
Somut olayda, davalının ne icra takibine itirazında, ne cevap dilekçesinde ne de yargılama sürecinde zamanaşımı def’inde bulunmadığı gözden kaçırılarak işin esası yönünden inceleme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.