Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/9617 E. 2009/6022 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9617
KARAR NO : 2009/6022
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit-isitirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin bir işi nedeniyle 25.10.2003’te Ş.Urfa’ya gittiğini, burada davalıyla tanıştığını, davalının kendisine yakınlık göstererek zirkonyum adlı değerli bir … olduğundan bahsederek isterse müvekkiline satmayı teklif ettiğini, müvekkilinin bu madenden bir parça alarak Gaziantep’e döndüğünü, yaklaşık bir buçuk ay sonra davalı ile anlaşmalı olduklarını sonradan öğrendikleri … … ve … … isimli şahısların müvekkilinin ortağı … …’in arkadaşı … … ile birlikte müvekkilinin işyerine gelerek zirkonyum adlı madenden bahsederek çok değerli olduğunu ve Ankara ilinde kilosu 150.000 USD’den hemen alıcısının bulunduğunu söylediklerini bunun üzerine müvekkilinin davalıyı arayarak zirkonyum madeninden bir kilo almak istediğini ilettiğini ve her biri 50.000 YTL bedelli olan iki senet ve 2.000 YTL nakit karşılığı müvekkili ve ortağı … …’in bir kilo madeninden satın aldıklarını, daha sonra müvekkili ortağı ve davalının suç ortakları … … ve … …’nın aynı araçla madeni satmak üzere yola çıktıklarını, …’da mola verdiklerini, yemek yedikten sonra araca döndüklerinde araç kapısının açık olarak bulduklarını, yaptıkları kontrolde bagajdan zirkonyum bulunduğu çantanın alınmış olduğunu gördüklerini, çantanın zirkonyumun değerinin anlaşılmaması için davalının arkadaşlarca alınarak yok edildiğini, olayın hemen sonrasında hırsızlık suçundan Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunduklarını, bilahare müvekkilinin dolandırıldığını anlayarak davalı ve suç ortakları hakkında ek bir dilekçe ile suç duyurusunda bulunduğunu, açılan kamu davası sonunda davalı ve suç ortakları hakkında dolandırıcılıktan mahkumiyet kararı verildiğini, kararın Yargıtay’dan onanarak kesinleştiğini, bu arada davalının senetleri müvekkili aleyhine takibe koyduğunu belirterek müvekkilinin takibe konu senetler nedeniyle davalıya faiz ve masraflar hariç 101.500 TL borçlu olmadığının tespitine, davalının müvekkilinden aldığı 2.000 YTL’nin tahsiline ve %40 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonoların müvekkilince elden verilen para karşılığı ve nakden düzenlendiğini, davacının borcunu ödememek için böyle bir senaryo uydurduğunu, iddiaların asılsız olduğunu, davacının 28.12.2003 tarihli hırsızlık iddiasıyla ilgili müracaatında zirkonyum madeninden ya da dolandırıcılık olayından bahsetmediğini, davacının ticaretle uğraştığını, zirkonyumun çok değerli olmadığını bilmesi gerektiğini, davacının sözde müvekkilinden aldığını iddia ettiği “Zr alacağına karşılık olmak üzere 2 milyar TL aldım”yazılı belgenin sahte olduğunu, yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/404 Esas, 2007/127 sayılı dosyasına göre, davalının suç ortakları ile birlikte zirkonyum madeni nedeniyle davacıyı dolandırmak suretiyle icra takibine konu edilen toplam 100.000 YTL bedelli iki adet bonoyu davacıdan aldığı, dolandırıcılık nedeniyle davacının iradesinin fesada uğratıldığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararının bağlayıcı olduğu gerekçeleriyle menfi tespit davasının kabulüne, takibe konu edilen 20.02.2004 ve 30.03.2004 vade tarihli 50.000’… YTL bedelli bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından %40 oranında tazminatla sorumluluğuna, davacının ıslah dilekçesindeki istirdat talebinin de kabulü ile 24.954.25 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.